13. Hukuk Dairesi
13. Hukuk Dairesi 2018/1658 E. , 2018/5540 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, dava dışı ... Belediye Başkanlığı tarafından 12.9.1997 tarihinde yapılan ihale sonucu 387/7 ada 8 parselde kayıtlı arsayı 105,80 TL bedelle satın aldığını ancak taşınmazın tapuda adına tescili için yapılan tüm başvuruların sonuçsuz kaldığını, ... Belediyesi’nin kapatılarak ... Belediye Başkanlığı’na bağlandığını ileri sürerek harca esas değeri de 10.000,00 TL göstererek sözleşmeye konu taşınmazın tapusunun iptali ile adına tesciline, olmadığı takdirde satış bedeli olarak ödenen 105,80 TL’nın 12.9.1997 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiş; bozma ilamı sonrası yapılan ıslahla birlikte 53.250,00 TL’nın davalıdan tahsilini istemiştir. Davalı davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda, tapu iptali ve tescil talebinin reddine dair karar kesinleştiğinden yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına, davanın kabulü ile 53.250,00 TL’nın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1.Mahkemece davacının tapu iptal ve tescil talebinin reddine, davacının ödediği bedelin dava tarihindeki güncel değerinin 11.843,19 TL olduğu ancak taleple bağlı kalınarak 10.000,00 TL’nın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, davacının fazlaya ilişkin haklarının saklı tutulmasına, dair verilen ilk kararın taraflarca temyiz edilmesi üzerine Dairemizce 24.3.2016 tarihinde hükmün bozulmasından sonra yapılan yargılama sırasında, davacı 19.10.2017 tarihli ıslah dilekçesi ile davadaki talebini 53.250,00’na çıkarmış ve mahkemece ıslah edilen talep esas alınarak davacının talebinin kabulüne karar verilmiştir. Oysa, 4.2.1948 tarih ve 10/3 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı gereğince bozmadan sonra ıslah yapılması mümkün değildir. Bu nedenle davacının ıslahtan önceki talebi dikkate alınarak sonucuna uygun bir karar verilmelidir. Mahkemece yanlış değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
2.Bozma nedenine göre davalının sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.