Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Şikayetçi tarafın şikayet dilekçesinde 22.01.2012 ve 28.02.2013 tarihlerinde gidilen hacizlerde borçlu şirketin ticareti terk ettiğinin tespit edildiğini bildirmesi nedeniyle, 12.06.2013 tarihinde yapılan şikayetin İİK’nın 347. maddesinde öngörülen öğrenmeden itibaren 3 aylık süreden sonra olduğu anlaşılmakla tebliğnamedeki bozma yönündeki görüşe iştirak edilmemiştir. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; Şikayet hakkının düşürülmesine yönelik şikayetçi vekilinin temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden tebliğnameye aykırı olarak, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKMÜN ONANMASINA, 14/03/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.