Ceza Genel Kurulu'nun 2007/6-13 esas, 2007/54 karar sayılı ve 2007/4-200 esas, 2007/219 karar sayılı ilamlarında açıkça vurgulandığı gibi "... cezaevinde bulunana vasi ya da mümessil tayin edilmesinin ceza yargılamasında vekille temsil edilme halinden farklı olup, niteliği itibariyle daha değişik amaçlara (medeni hakların kullanımına) yönelik bulunduğu, ... salt cezaevinde oluşuna dayanılarak hükümlünün vasi ya da mümessilin temsili ile bağımlı tutulmaması ve onun yardımına muhtaç hale düşürülmemesi gerekeceği... bu nedenle halen cezaevinde hükümlü bulunan ve hükümlü bulunduğu suçtan aldığı cezanın miktarına bakıldığında kendisine bir vasi atanması gereken hükümlüye tebligatın, Tebligat Kanunu'nun 11. maddesinin 2. fıkrası ile Tebligat Tüzüğü'nün 16. maddesi gereğince vasi (yasal temsilci) aracılığıyla yapılmış olmasının hükmün kesinleşmesini önleyen bir eksiklik olarak değerlendirilmemesinin icap ... " etmesi karşısında sanığın yokluğunda hükmolunan mahkumiyet kararının 07.11.2014 tarihinde cezaevinde bizzat sanığa tebliğ edildiği, 02.11.2014 tarihinde ise sanık vasisine kararın tekrar tebliğ edilmesinin, sanık vasisine temyiz hakkı vermeyeceğinden ve sanığın da yasal süresi içerisinde temyiz talebinde bulunmadığı anlaşıldığından sanık vasisinin temyiz isteğinin CMUK.nun 317. maddesi gereğince REDDİNE, 22.05.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Tam metni görüntülemek için kayıt olun

Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın

Ücretsiz Kayıt Ol Giriş Yap
Karar Etiketleri
22.05.2018 REDDİNE YARGITAYKARARI CEZA Ceza Hukuku - Malvarlığı