Sanığa zorunlu müdafii atanmasının gerektiren bir halin olmaması ve sanığın en son yakalamalı olarak 14.12.2011 tarihinde alınan sorgusu esnasında müdafii istemediğini beyan etmesi karşısında, zorunlu müdafiiye yapılan tefhim ve tebliğin kendisine bağlanan hukuki sonuçları doğurmayacağı, bu durumda sanık hakkında hırsızlık suçundan verilen hükmün sanığın kendisine de tebliğ edilmesi ve kendisi tarafından temyiz dilekçesi vermesi halinde temyiz isteminin kabul edilmesi gerektiği gözetildiğinde; sanığın kendisine müdafii atandığından haberinin olmadığı, yokluğunda verilen 28/03/2012 tarihli kararın atanan zorunlu müdafiiye tebliğ edildiği, hükmün atanan müdafii tarafından temyiz edildiği anlaşılmakla, gerekçeli kararın sanığa tebliği ile tebligat belgesi ve vermesi halinde temyiz dilekçesi de eklenerek incelenmek üzere iadesinin mahallince sağlanması için dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına GÖNDERİLMESİNE, 29/05/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.