23. Hukuk Dairesi
23. Hukuk Dairesi 2015/7750 E. , 2018/3354 K.
"İçtihat Metni"....
Taraflar arasındaki asıl ve birleşen sözleşmenin feshi, alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. - K A R A R -
Asıl davada davacı birleşen davda davalı vekili, davalı şirketler ile yapılan 24.10.2007 tarihli arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin 7. maddesi uyarunca 6 ay içinde tüm ruhsatların alınıp inşaata başlanması gerektiği halde ruhsatların alınmadığını, bu halde cezai şart ödeneceğinin kararlaştırılmış olduğunu ileri sürerek sözleşmenin feshine ve fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 15.000 TL cezai şarta hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Asıl davada davalı birleşen davada davacı vekili, sözleşmeye göre yüklenicinin yeni bir imar planı hazırlatıp belediyeye onayalatmayı üstlendiğini, imar durumunun değişmesi nedeniyle çok çabalamasına rağmen bir sonuç alınamadığını savunarak asıl davanın reddini istemiş, birleşen davada ise imar durumu için yaptıkları 218.00,00 TL masrafın tahsilini istemiştir. Birleşen davada davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, sözleşme ilişkisinin kurulduğu tarihte 25 parselin kısmen park, kısmen yeşil alan ve yolda kaldığı, imar planı gereğince inşaat yapılmasının mümkün olmadığı, bu durumun taraflarca da bilindiği gerekçesi ile sözleşmenin feshine yüklenicininin kusuru olmadığından cezai şartın reddine, birleşen dosyada ise yüklenicilerin, imar durumunun imkansızlığını bilerek yaptıkları sözleşme uyarınca yapılan masrafların davalı arsa sahiplerinin yararına olmadığı takdirde arsa sahibinden isteyemeyecekleri gerekçesi ile birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
İmar durumu, konut yapılamya müsait olmayan bir arsa ile ilgili olarak yapılan sözleşme başından itibaren geçersiz olduğundan mahkemece sözleşmenin geçersizliğinin tespitine kararı verilmesi gerekirken sözleşmenin feshine karar verilmesi doğru görülmemiş ise de bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, hüküm fıkrasının 1 nolu bendine yer alan "Feshine" kelimesinin hükümden çıkarılarak, yerine "geçersizliğinin tespitine" kelimelerinin yazılması sureti ile HUMK'un 438/7. maddesi uyarınca hükmün aşağıda yazılı olduğu şekilde düzeltilerek onanması gerekmiştir. ../.. S.2.