Esas No
E. 2015/20533
Karar No
K. 2018/13305
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Borçlar Hukuku

9. Hukuk Dairesi         2015/20533 E.  ,  2018/13305 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ

DAVA TÜRÜ : ALACAK

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: YARGITAY KARARI A) Davacı İsteminin Özeti:

Davacı vekili, davacının 13.05.2008-20.03.2013 tarihleri aracında davalı işyerinde CNC operatörü olarak hafta içi Pazartesi, Çarşamba ve Cuma günleri 08.00-18.00, Salı ve Perşembe günleri 08.00-20.00, Cumartesi günleri 08.00-16.00 saatleri arasında çalıştığını, bu çalışma sisteminin 5 yıl boyunca tüm ulusal bayram ve resmi tatillerde de aynı şekilde devam ettiğini, yıllık izinlerini tam olarak kullanmasına izin verilmediğini, en son net maaşının 1.540,00 TL olduğunu, bunun asgari ücret tutarının banka kanalıyla kalanının elden ödendiğini, sigorta primlerini düşük ücret üzerinden yatırıldığını, fazla çalışma ücreti ile yıllık izin alacaklarının ödenmemesi, sebepleriyle iş akdinin Çorlu 7. Noterliğinin 20.03.2013 tarih ve 2830 yevmiye nolu ihtarnamesi ile haklı nedenle feshettiğini iddia ederek bir kısım işçilik alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

B) Davalı Cevabının Özeti:

Davalı vekili, davacının çalışmaya başladığı günden beri sigorta primlerini düzenli olarak ödendiğini, ücretini her ay düzenli olarak aldığını, işyerinde fazla mesai yapılmadığından davacının fazla çalışma ücretinin söz konusu olmadığını, yapılan fazla çalışmaların bordrolara yansıtıldığını, davacının yıllık izinlerini kullanıp yıllık izin defterini imzaladığını, davacının bordroları imzaladığını, Yargıtay kararları gereğince işçinin imzasını taşıyan bordroların sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil olduğundan Yargıtay kararlan gereğince geçerli olduğunu, Yargıtay kararları uyarınca davacının bordroları itirazı kayıt ileri sürmeksizin imzaladığından aldığı ücret ve fazla mesai yönünden herhangi bir talepte bulunmasının mümkün olmadığını, davacının 2013 yılı yıllık iznini 11.03.2013 ila 19.03.2013 tarihleri arasında kullandığını, bu tarihten sonra işe gelmediğini, 20.03.2013-21.03.2013- 22.03.2013 ve takip eden günlerde işe gelmediğini, mazeret belgesi ibraz etmediğini, 22.03.2013 tarihine kadar işyerine başvuruda ve bildirimde bulunmadığından iş akdinin İş Kanunu'nun 25/11-g bendine göre haklı nedenle feshedildiğinden kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanamayacağını, kabul anlamına gelmemekle birlikte genel tatil, hafta tatili ve izin ücreti, fazla mesai alacaklarının dava tarihinden itibaren geriye doğru 5 yıllık zamanaşımına tabi olduğunu, zamanaşımı itirazında bulunduklarını savunarak davanın reddine talep etmiştir.

C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti: Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. D) Temyiz: Kararı davalı vekili temyiz etmiştir. E) Gerekçe:

Mahkemece, 24/10/2014 tarihli duruşmada "Davalı vekiline 30 TL tanık ücreti ve talimat giderlerini yatırmak üzere 2 haftalık kesin süre verilmesine," şeklinde ara karar kurulduğu, davalı vekili tarafından süresi içinde 30,00 TL tanık masrafının depo edildiği, ancak 24/12/2014 tarihli duruşmada "Önceki celse davalı vekiline 30 TL tanık ücreti ile talimat giderlerinin yatırmak üzere iki haftalık kesin süre verildiği, davalı vekilinin 30 TL tanık ücretini yatırdığı ancak talimat giderini yatırmadığından önceki celse 3. Nolu ara kararının yerine getirilememiş olduğu" gerekçesiyle davalı vekilinin tanık dinletme talebinin reddine karar verildiği, mahkemece tanıklık ücreti ve talimat gideri olarak 30 TL masrafın yatırılması için süre verildiği, talimat giderinin miktar olarak net bir şekilde ara kararda belirtilmediği, bu nedenle davalı vekili tarafından yatırılması gereken miktarın toplam 30 TL olduğu kabul edilerek mahkeme veznesine depo edildiği anlaşılmakla, mahkemece, yatırılması gereken miktar tam olarak belirtilmeden hatalı bir şekilde kurulan ara kararın gereğinin kesin süre içinde yerine getirilmediği gerekçesiyle davalı vekilinin tanık dinletme talebinin reddine ilişkin verilen ara kararı davalının hukuki dinlenilme hakkının kısıtlanması niteliğinde olup kararın salt bu nedenle bozulmasına karar vermek gerekmiştir. F) SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 20/06/2018 günü oybirliği ile karar verildi.

Karar Etiketleri
BOZULMASINA YARGITAYKARARI HUKUK Borçlar Hukuku
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.