9. Hukuk Dairesi
9. Hukuk Dairesi 2017/2974 E. , 2018/13088 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ (İŞ)
DAVA TÜRÜ : ALACAK
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davacı ile davalı ... vekilleri tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: YARGITAY KARARI A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı ... Müdürlüğüne bağlı ... Tarım İşletmesinde, yıllar boyunca alt işveren şirketlerin değişmesine rağmen aynı yerde çalıştığını, işe alınması, işin sevk ve idaresi, bütün çalışma usulleri, çalışma saatleri talimatlarının davalı ... tarafından yapıldığını ancak davalı ... Müdürlüğünün işçilerin haklarının kısıtlanması için muvazaalı olarak taşeron şirketlerde çalışır gibi gösterdiklerini, taşeron şirketlerin sadece maaş ve sigorta primini yatırdıklarını, hizmet akdinin davalı işverenler tarafından haksız şekilde feshedildiğini ancak kıdem ve ihbar tazminatları ile kullanılmayan yıllık izin ücretlerinin ödenmediğini, haftanın 6 günü 08 ila 17 saatleri arasında, ulusal bayram ve genel tatil günleri ara verilmeksizin çalışıldığını ve fazla mesai ile tatil günleri çalışma karşılıklarının ödenmediğini ileri sürerek, kıdem ve ihbar tazminatları ile fazla mesai, yıllık izin, ulusal bayram ve genel tatil alacaklarının davalılardan tahsilini istemiştir. B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı ... vekili, müvekkili genel müdürlüğe bağlı faaliyet gösteren işletmelerinden biri olan ... Tarım İşletmesi Müdürlüğünce 2013-2014 yılını kapsayan tarım ve hayvancılık işlerinin yürütülmesi için ihale yapıldığını ve diğer davalı ... şirketinin ihaleyi üstlendiğini, davacının davalı kurumun işçisi olmadığını, ihaleyi alan diğer davalı şirket tarafından iş sözleşmesinin fesih edildiğini, işe alım ve işten çıkarmanın tamamen yüklenici firmanın tasarrufunda olduğunu, davalı şirket ile davalı kurum arasında asıl-alt işveren ilişkisinin bulunmadığını, müvekkili kurumun sadece puantaj kayıtlarını tuttuğunu, yüklenici firmaya ödemeleri eksiksiz dolarak yapıldığını ve yeni bir ödemenin tekerrüre neden olacağını, muvazaadan söz edebilmek için yapılan sözleşmenin görünür şekli ile gerçek amacı arasında farkın bilinçli olarak oluşturması gerektiği ancak müvekkili davalının gerek ihale usulleri ve gerekse de personel istihdamında tabi olduğu mevzuatta öngörülen usullerin dışında işlem yapmasının mümkün olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Davalı ... Grup Yapı San Tic. Ltd. Şti. vekili, diğer davalıdan 4 dönem ihale aldıklarını, işçilerin alacaklarının tamamı ile ödendiğini, 31.03.2014 tarihinde işin biteceğinin çalışanlara ihtar edildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti: Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. D) Temyiz: Kararı davacı vekili ile davalı ... vekili temyiz etmiştir. E) Gerekçe:
1.Dava tarihi 20/02/2015 olmasına rağmen gerekçeli karar başlığında 24/02/2015 olarak yazılması mahallinde düzeltilebilecek maddi hata kabul edilerek bozma nedeni yapılmamıştır.
2.Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere taraflar vekillerinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
3.Uyuşmazlık davalılar arasında asıl-alt işveren ilişkisinin muvazaalı kabul edilmesine rağmen, muvazaalı işlemin tarafı olan alt işverenin işçilik alacaklarından sorumlu olup olmayacağı noktasında toplanmaktadır.
Muvazaalı bir hukuki muamele ile üçüncü kişinin ızrar edilmesi ona karşı bir haksız eylem niteliğindedir. Üçüncü kişiler muvazaa nedeniyle hakları halele uğratıldığı takdirde haksız fiil sorumluluğuna dayanarak muvazaalı hukuki işlemi yapan taraflardan zararının tazminini isteyebilir. Muvazaa sebebiyle akdin hükümsüzlüğünün ileri sürülmesinin hakkın kötüye kullanılması sayılan hallerde muvazaa ileri sürülemez. Başka bir değişle kişi kendi muvazaasına dayanarak sorumluluktan kurtulamaz.
Somut uyuşmazlıkta mahkemece, davalılar arasındaki ilişkinin muvazaalı olduğu ve davacının başlangıçtan beri asıl işveren Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğünün işçisi olduğu kabul edilerek hüküm altına alınan işçilik alacaklarının adı geçen davalıdan tahsiline, muvazaalı işlemin diğer tarafı olan ve işveren sıfatı olmayan diğer davalı şirket yönünden davanın husumet nedeni ile reddine karar verilmiştir.
Ancak aleyhine açılan dava husumetten reddedilen davalı şirket muvazaalı işlemin tarafıdır. Adı geçen davalı şirket kendi muvazaasından yararlanamaz. HGK'nun 03.12.2008 T. 2008/9-704 E, 2008/730 K. sayılı kararında da belirtildiği üzere davalılar arasında muvazaa bulunması nedeniyle maddi sorumluluk açısından davalıların müştereken ve müteselsilen sorumluluğuna karar verilmesi gerekirken davanın davalı ... Grup Yapı ve San. Tic. Ltd. Şti. yönünden husumet yokluğu gerekçesi ile reddi hatalıdır.
4.Dava belirsiz alacak davasının bir türü olan kısmi eda külli tespit davası olup, bu dava türünde faiz başlangıcına ilişkin Dairemiz uygulaması aynen kısmi davada olduğu gibi dava dilekçesi ile istenen miktar bakımından dava, ıslah ile artırılan miktar bakımından ise ıslah tarihinden itibaren faiz yürütülmesi şeklindedir. Bu nedenle, kıdem tazminatı dışındaki hükmedilen alacaklarda faiz başlangıcı yönünden dava ve talep artırım ayrımı yapılması gerekirken alacakların tamamı için dava tarihinden itibaren işleyecek faize karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir. F) SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgililere iadesine 18/06/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.