8. Hukuk Dairesi 2016/2896 E. , 2018/13986 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Katkı Payı ve Katılma Alacağı
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, asıl davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine, karşı davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davalı/karşı davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı/karşı davalı ... vekili, dava dilekçesinde belirtilen evlilik birliği içinde edinilen taşınmazlar ve banka hesaplarındaki mevduat nedeniyle 3.000,00 TL alacağın davalı/karşı davacıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, karşı davanın reddini savunmuştur. Davacı/karşı davalı vekili 12.04.2012 tarihli dilekçe ile talep miktarını artırarak toplam 20.000,00 TL alacağın tahsilini talep etmiştir. Davalı/karşı davacı ... vekili, davanın reddini savunmuş, karşı dava dilekçesi ile, dava dilekçesinde belirtilen evlilik birliği içinde edinilen araç, emekli ikramiyesi ve banka hesaplarındaki mevduat nedeniyle 3.000,00 TL alacağın davacı/karşı davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Mahkemece, asıl davanın kısmen kabulü kısmen reddi ile, 7413 ada 1 parsel 1 nolu bağımsız bölüm ve ... Bankası'ndaki hesap nedeni ile 18.000,00 TL alacağın tahsiline, karşı davanın reddine karar verilmiştir. Hüküm, davalı/karşı davacı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir. Maddi olayları ileri sürmek taraflara, hukuki nitelendirme yapmak ve uygulanacak kanun maddelerini belirlemek hakime aittir (6100 sayılı HMK m. 33). İddianın ileri sürülüş şekline göre dava, katkı payı ve artık değere katılma alacağı isteğine ilişkindir. 1. Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamından; dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına ve mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verildiğine, takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, davalı/karşı davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Asıl dava yönünden temyiz itirazlarının incelemesinde; 2. a. Hakim, tarafların talep sonucu ile bağlı olup, kararında taleplerin herbiri hakkında verilen hükmü göstermesi gerekir (HMK m. 26; 297/2). Davacı dava dilekçesinde fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile kabul edilen 7413 ada 1 parsel 1 nolu bağımsız bölüm nedeni ile 500,00 TL ve ... Bankası'ndaki hesap nedeni ile 500,00 TL olmak üzerek tüm malvarlıkları yönünden toplam 3.000,00 TL talep ettiği, ıslah dilekçesi ile de talep miktarını 18.000,00 TL artırarak toplam 20.000,00 TL talep ettiği anlaşılmaktadır; ancak mahkemenin hangi kalem (7413 ada 1 parsel 1 nolu bağımsız bölüm ve ... Bankası'ndaki hesap yönünden) için ne kadar kabul edildiği belirtilmemiş olup, hükmün bu sebeple bozulması gerekmiştir. 2. b. Tasfiyeye konu taşınmazın kooperatif üyeliği yoluyla edinilmesi halinde, kooperatife yapılan ödemelerden ve bu ödemelerin isabet ettiği dönemlerden hareketle, mal rejiminin tasfiyesi ile eşlerin alacak miktarları belirlenir. Kooperatif ödemelerin 743 sayılı Türk Kanunu Medenisi'nin 170.maddesi gereğince mal ayrılığı rejiminin geçerli olduğu 01.01.2002 tarihinden önceki dönemde tamamlanması durumunda eşler lehine katkı payı alacağı, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 202/1. maddesi gereğince edinilmiş mallara katılma rejiminin geçerli olduğu 01.01.2002 tarihinden sonraki dönemde tamamlanmasında ise değer artış payı ve/veya artık değere katılma alacak hakkı doğabilecektir. Kooperatif ödemelerinin bir kısmının mal ayrılığı bir kısmının da edinilmiş mallara katılma rejiminin geçerli olduğu dönemlerde yapılmasında; mal ayrılığı dönemindeki ödemelere her bir eşin yaptığı katkı oranı, daha sonra geçerli olacak edinilmiş mallara katılma rejimine kişisel mal olarak geçeceği kabul edilmektedir. Buna göre; mal ayrılığı rejiminin geçerli olduğu dönemde (01.01.2002 tarihine kadar) eşlerin kooperatif ödemelerine yaptıkları katkı oranı, 743 sayılı TKM, Borçlar Kanunu'nun genel hükümleri ile Yargıtay ve Dairemizce kabul edilen "katkı payı alacağı" hesaplama yöntemi göz önünde bulundurularak belirlenmelidir. Kişisel mal olarak kabul edilen bu katkı oranı, 01.01.2002 tarihinden sonra geçerli olacak edinilmiş mallara katılma rejimi kurallarına göre, hesap edilecek "değer artış payı ve/veya artık değere katılma alacak" miktarlarının tespitinde gözetilecektir. Bunun için, öncelikle iddia ve savunmalar doğrultusunda kooperatif üyeliğine ve ödemelere ilişkin belgeler, eşlerin katkıda kullandıklarını ileri sürdükleri malvarlıkları(miras, ziynet, bağış vs) ile mal ayrılığı dönemine ilişkin düzenli ve sürekli gelirlerine (maaş, gündelik, kar payı vs) ilişkin belgeler bulundukları yerlerden eksiksiz olarak getirtilerek uyuşmazlığın çözümünde göz önünde bulundurulmalıdır. İhtiyaç duyulması halinde, değer tespiti, belirleme ve hesaplamaların yapılabilmesi için konusunun uzmanı bilirkişi veya bilirkişilerden de yardım alınmalıdır. Tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde; tasfiyeye konu 7413 ada 1 parsel 1 nolu bağımsız bölümün kooperatife üyelik yoluyla edinildiği, kooperatife 10.11.1993 tarihinde üye olunduğu ve ödemelerin 01.01.2002 sonrasında da devam ettiği anlaşılmaktadır. Mahkemece, temyiz edenin sıfatına ve usuli kazanılmış haklar gözetilerek davacı/karşı davalının kooperatif yoluyla edinilen 7413 ada 1 parsel 1 nolu bağımsız bölüm yönünden sadece artık değere katılma alacağı yönünden yukarda açıklanan yasal düzenlemeler ve Dairemizin uygulamalarına göre hesaplama yapılarak alacağa hükmedilmedilmesi gereken; 7413 ada 1 parsel 1 nolu bağımsız bölüm yönünden kabul edilen alacağın ne kadar olduğu ve nasıl hesaplandığı belirtilmeden yazılı şekilde karar verilmesi de hatalı olmuştur. 2. c. Mahkemenin kabulüne göre, hükmedilen alacağın hukuki niteliği, artık değere katılma alacağıdır. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 239/3.maddesi hükmüne göre; aksine anlaşma yoksa, tasfiyenin sona ermesinden başlayarak katılma alacağına faiz yürütülür. Yargıtay uygulamalarına göre, tasfiye tarihi buna ilişkin mahkeme kararının verildiği tarihtir. Mahkemece, mal rejiminin tasfiyesi ile davacı lehine hüküm altına alınan katılma alacağına kararın verildiği tarihten geçerli olmak üzere faiz uygulanmasına karar verilmesi gerekirken, yanlışa düşülerek dava dilekçesinde talep edilen miktar yönünden davanın açıldığı tarihten, ıslah edilen miktar yönünden ıslah tarihi olan tarihinden itibaren faiz uygulanması yasal düzenlemeye ve Yargıtay uygulamalarına aykırıdır. 3. Karşı dava yönünden temyiz itirazlarının incelemesine gelince; 3. a. Karşı dava konusu mevduat hesaplarına yönelik temyiz itirazları yönünden yapılan incelemede; Tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde; davalı/karşı davacının karşı dava dilekçesinde, davacı/karşı davalı ... adına bulunan mevduatlar nedeni ile de alacak talebinde bulunduğu, hesap hareketlerinde fon alış-satışlarının mevcut olduğu görülmekle, ancak mal rejiminin sona erdiği tarihte hesaplarının mevcudunun tespit edilmeden yetersiz araştırma ve inceleme ile karar verildiği anlaşılmaktadır. 3. b. Davalı/karşı davacının karşı davada, ... 1089 ada 5 parsel sayılı taşınmaz yönünden harcı yatırılarak açılmış bir dava olmadığı halde, kesin hüküm oluşturacak şekilde 1089 ada 5 parsel sayılı taşınmaz yönünden de ret kararı verilmesi usul ve yasaya aykırı olmuş, bozmayı gerektirmiştir.