8. Hukuk Dairesi
8. Hukuk Dairesi 2017/5719 E. , 2018/14531 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : İtirazın Kaldırılması Ve Tahliye
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. K A R A R
Davacı alacaklı 09.10.2013 başlangıç tarihli yazılı kira akdine dayanarak 14.10.2015 tarihinde haciz ve tahliye talepli olarak başlattığı icra takibi ile 2015 yılı Eylül ayı bakiye kira bedeli 900,00 TL, Ekim ayı kira kira bedeli 1.100,00 TL olmak üzere toplam 2.000,00 TL kira alacağının faiziyle tahsilini talep etmiş, ödeme emri davalı borçlu kefil ...'a 26.10.2015 tarihinde tebliğ edilmiştir. Davalı borçlu 21.10.2015 tarihli itiraz dilekçesinde, kira sözleşmesinde 1 yıl süre ile sınırlı olarak kefil olarak bulunduğunu, bu süre sonunda yeni yapılacak kontrata dahil olmayacağını bildirdiğini, ileri süreçte oluşabilecek her türlü uyuşmazlıklardan muaf olduğunu bildirerek takibe itiraz etmiştir. Ödeme emrine davalı borçlu kefil tarafından itiraz edilmesi üzerine, davacı alacaklı icra mahkemesine başvurarak itirazın kaldırılması ve tahliye isteminde bulunmuştur.
Mahkemece, takibe dayanak icra dosyasında bulunan örnek 13 ödeme emrinin borçluya 26.10.2015 tarihinde tebliğ edildiği, borçlu tarafın kefil olduğu sözleşmenin süreli olması nedeniyle borçlu olmadığını ileri sürdüğü, ancak taraflar arasındaki sözleşmenin 20. maddesine göre sözleşme 1 yıllık olarak düzenlenmiş olsa da sona ermesinden 1 ay önce taraflar yazılı olarak ihtarda bulunmadıkları sürece sözleşme yenilenmiş sayılacağından ve bu sözleşme hükmünde kefil yönünden bir istisnaya yer verilmediğinden borçlu kefilin itirazının haksız olduğu gerekçesiyle borçlu kefilin itirazının kaldırılmasına karar verilmiş, karar davalı kefil tarafından temyiz edilmiştir. Dava, kira alacağının tahsili için başlatılan takibe kefil tarafından yapılan itirazın kaldırılması ve kiracının kiralanandan tahliyesi istemlerine ilişkindir.
Davada dayanılan ve hükme esas alınan 09.10.2013 başlangıç tarihli ve 1 yıl süreli kira sözleşmesi konusunda taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Taraflar arasındaki kira sözleşmesi 09.10.2013 tarihli olmakla, 6098 Sayılı TBK.nun yürürlüğe girmesinden sonra imzalanmıştır. Bu nedenle kefaletin şartlarının 6098 Sayılı Yasa hükümlerine göre belirlenmesi gerekir. TBK.nun kefalet sözleşmesinde şekil şartını düzenleyen 583.maddesi “Kefalet sözleşmesi, yazılı şekilde yapılmadıkça ve kefilin sorumlu olacağı azami miktar ile kefalet tarihi belirtilmedikçe geçerli olmaz. Kefilin, sorumlu olduğu azami miktarı, kefalet tarihini ve müteselsil kefil olması durumunda, bu sıfatla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girdiğini kefalet sözleşmesinde kendi el yazısıyla belirtmesi şarttır.” hükmünü içermektedir. Taraflar arasındaki kira sözleşmesinde kefilin sorumlu olduğu azami miktar ve kefalet tarihine ilişkin el yazısı ile yazılmış bir ibare bulunmamaktadır. Bu durumda TBK.nun 583.maddesinde belirtilen şekil şartlarına uyulmadan yapılan kefalet sözleşmesi geçersiz olduğundan, mahkemece davalı kefil ... hakkındaki davanın bu nedenle reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde kefil hakkındaki itirazın kaldırılması davasının kabulüne karar verilmesi doğru değildir.