8. Hukuk Dairesi
Borçlu vekili; takibe konu olan mahkeme kararının hüküm bölümünde açıkça hüküm altına alınan kamulaştırmasız elatma bedelinin yasal faizi ile ödenmesine karar verildiği, kararın Yargıtay incelemesinden geçerek onama yoluyla kesinleştiği, Mahkeme kararı doğrultusunda anapara, işlemiş yasal faiz, yargılama giderleri, ilam vekalet ücreti olmak üzere karşı tarafa ödeme yapıldığı, ilam hükmüne aykırı olarak alacaklının icra emrinde kamulaştırmasız elatma bedeline ilişkin kamu alacaklarına uygulanan en yüksek faizi talep etmesinin Yasa'ya ve Yargıtay İçtihatlarına uygun olmadığı şikayetlerinin yanında muhtırada faize faiz işletildiği ve muhtıra hesaplamasının hatalı olduğunu da ileri sürmüştür. Takip dosyası incelendiğinde; daha evvel borçlu tarafca alacaklının icra emrinde ana paraya uygulanan faizin yasal olması gerekirken Anayasa'nın 46. maddesine istinaden kamulaştırmasız elatma bedeline ilişkin kamu alacaklarına uygulanan en yüksek faizin talep edildiğini, işlemiş faiz yönünden icra emrinin düzeltilmesi talep etmiş,... İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2011/2-10 Esas ve Karar sayılı dosyada yapılan yargılama sonucunda borçlunun şikayeti kabul edilmiş ve Bilirkişi tarafından yasal faiz üzerinden yapılan hesaplama kabul edilerek icra emrinin düzeltilmesine karar verilmiştir. Faiz alacağına Mahkeme ilamında hükmedilmesi halinde, B.K.’nun 113/2.maddesi uyarınca halin icabından anlaşılan durum gereği bu alacaktan açıkça feragat edilmediği sürece hukuki varlığını koruyacağından, alacaklı fazlaya ilişkin hakkını saklı tutmasa bile zamanaşımı süresinin dolmasına kadar ilamda yazılı eksik kalan faiz alacağını bir başka takiple her zaman talep edebilir. Ayrıca İcra Mahkemesi'nce verilen kararlar, kural olarak maddi anlamda kesin hüküm teşkil etmemekle birlikte, aynı takip dosyası nedeniyle, aynı taraflar arasında ve aynı konuda daha önce verilen İcra Mahkemesi kararı kesinleşmesi koşuluyla sonraki şikayet yönünden bağlayıcıdır. Somut olayda icra emrinde faizin yasal faiz olması gerektiğini karara bağlayan tarafları ve konusu aynı olan ... İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2011/2 -10 Esas ve Karar sayılı kararı kesinleşmiş olup aynı takip dosyası üzerinden artık Anayasa'nın 46. maddesine göre faiz talep edilemez. Mahkemece bu ilkeler ışığında şikayet değerlendirilip sonuca gidilmesi gerekirken yazılı şekilde sonuca gidilmesi isabetsizdir. Borçlu vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA ve taraflarca HUMK'nun 388/4 (HMK. m. 297/ç) ve İİK'nun 366/3. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine 11.03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Tam metni görüntülemek için kayıt olun
Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın