8. Hukuk Dairesi
Davacılar ..., ... ve ... İşlen dava dilekçesinde; köyde yapılan kadastro çalışmalarında kendilerine ait bulunan 20 dönümlük taşınmazın 10 dönümlük kısmının 22 parsel olarak adlarına tespit ve tescil edilmişken, kalan kısmının ... adına 23 numaralı parsel içinde tespit ve tescil edildiğini açıklayarak, 23 parsel içinde kalan kısmın ... üzerindeki tapu kaydının iptaliyle adlarına tesciline karar verilmesini istemişlerdir. Davacılar 17.07.1998 tarihli yargılama oturumunda taleplerini taşınmazın 1/3 hissesinin ... mirasçıları, 1/3'ünün ... mirasçıları, 1/6'sının ... İşlen ve 1/6'sının ... adına tescili şeklinde açıklamışlardır. Asli müdahil davacı ... 02.06.1998 tarihli dilekçesiyle 23 nolu taşınmazın öncesinde tapuda ..., ... ve ... adına kayıtlı bulunduğunu, ...'in kendisinin babası olması nedeniyle hakkı bulunduğundan taşınmazın adına tesciline karar verilmesini istemiştir. Asli müdahil davacı ..., 02.06.1998 tarihli dilekçesiyle taşınmazın 30 yılı aşkın süredir kendi zilyetliği altında bulunduğundan ... üzerindeki tapu kaydının iptaliyle adına tesciline karar verilmesini istemiştir. Davalı ... vekili , davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. Mahkemece, kültür arazisi niteliğindeki taşınmazın 1937 tarih 151 tahrir sayılı vergi kaydında davacılar adına kayıtlı olduğu, 1963 yılında yapılan toprak tevzii çalışmalarında miktar fazlası olarak ... adına tescil edildiği ve davacılar lehine 1963 yılından önce kazanma koşulları gerçekleştiğinden davanın kabulüne, ... üzerindeki tapu kaydının iptaliyle ... mirasçıları, ... İşlen mirasçıları, ... mirasçıları ve ... mirasçıları adına tescili ile asli müdahil ...'ın zilyetliği 1980 yılından sonra başladığından asli müdahilin davasının reddine karar verilmesi üzerine; hüküm, davalı ... temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir. Dava, muristen intikal ve kazanmayı sağlayan eklemeli zilyetlik hukuki sebebine dayalı olarak TMK'nun 713/1, 996 ve ve 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14. maddesi gereğince açılan mülkiyetin aktarılmasına ilişkin tapu iptali ve tescil davasıdır. Mahkemece, davacılar lehine zilyetlikle kazanma koşulları gerçekleştiğinden davanın kabulüne karar verilmiş ise de, bu görüşe katılma olanağı bulunmamaktadır. Dava konusu 23 parsel, 28.04.1988 12.10.1987 tarihinde, 27.12.1963 tarih 248 sıra sayılı tapu kaydının revizyonu sonucunda ... adına tespit ve tescil edilmiştir. Dosya arasında bulunan bilgi ve belgelere göre, ... Komisyonu'nca yapılan çalışmalar sonucu taşınmazın 381 nolu belirtmelik tutanağı kapsamına göre dava konusu yerin sınırında dağ, tepe, hali arazi vb. olduğu ve uygulanan vergi kaydının sınırları sabit olmadığından ... adına belirlendiği tespit edilmiştir. Komşu 22 parsel, 1937 tarih 152 tahrir nolu vergi kaydının revizyonu sonucunda davacılar adına tespit ve tescil edilmiştir. Uygulanan vergi kaydı sınırları tepe ve yol okumakta olup, taşınmazın miktarı 1 hektardır. Tepe sınırı değişebilir ve genişletilmeye elverişli sınırlardandır. Bu nitelikteki sınır ihtiva eden kayıtlar 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 20.maddesine göre kural olarak, miktarı ile geçerlidir. Dava konusu taşınmazın kuzey komşusu davacılar adına vergi kaydının revizyonu ile tespit ve tescil edilen 22 parsel olup diğer üç yönden kadim mera vasfındaki 8 parselle çevrilidir. Vvergi kaydındaki miktar kadar yer 22 parsel sayısı ile davacılara verildiğinden miktar fazlasının kadim meradan açıldığının kabulü ile davanın reddine karar vermek gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru değildir. Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı ... temsilcisinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulüyle, Yerel Mahkeme hükmünün 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollaması ile halen yürürlükte bulunan 1086 sayılı HUMK'nun 428.maddesi uyarınca BOZULMASINA, HUMK'nun 388/4. (HMK. m. 297/ç) ve 440/I. maddeleri gereğince Yargıtay Daire İlamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunabileceğine, 12.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Tam metni görüntülemek için kayıt olun
Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın