8. Hukuk Dairesi

Dava, 3.kişi tarafından İİK'nun 96.maddesi gereği açılan istihkak iddiasının kabulü istemine ilişkindir. Mahkemece haczin 29.03.2012 tarihinde öğrenilmesine rağmen 04.07.2012 tarihinde dava açıldığından 7 günlük dava açma süresi geçtiğinden davanın süre yönünden reddine karar verilmiş, karar davacı 3.kişi vekili tarafından temyiz edilmiştir. Davacı 3.kişi vekili, ... 3.icra Müdürlüğü'nün 2011/1000 Esas sayılı icra takip dosyasında vekil edenine ait iş makinesinin 06.05.2011 tarihinde haczedildiğini, yapılan haczin haksız olup zilyetliğin davacıya ait olduğunu, haczedilen malların eski malik ...’den satın alındığını, haciz uygulanan "......" adresinde kain ... adlı işyerinin 25.05.2010 tarihinde dava ve takip dışı 3.kişi ...’den usulüne uygun biçimde satın alındığını, takip borçlusu ...’nun haczedilen mallar ve haciz mahalli olan işyeri ile hiçbir ilgisinin bulunmadığını, alacaklı ile borçlunun müştereken kötü niyetli olduklarını, davaya konu 3. İcra Müdürlüğü'nün 2011/ 1000 sayılı dosyasında, borçlu ...'ya ödeme emri tebligatının "..." adresinde gösterildiğini, fakat postacının tebliğ şerhinden anlaşılacağı üzere 04.02.2011 tarihinde muhatabın talebi üzerine tebligatın Adliye PTT Şubesi'nde elden yapıldığını, akabinde borçlunun tebliğ tarihi ile aynı tarih olan 04.02.2011 tarihinde adresini müvekkilinin işyeri adresi olarak bildirerek dosyaya resmi icra taahhüdünde bulunduğunu, takip kesinleşmeden alınan bu taahhüdün bir geçerliliğinin olmadığını, alacaklının icra taahhüdünden hareketle davacıya ait işyerine hacze geldiğini, haciz yapıldığını istihkak davasının kabulü ile muhafazayı durdurmak için uygun görülecek teminatla tedbir kararı verilmesini ve % 40 kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı alacaklı vekili, öncelikle davanın süresinde olmadığını, süre yönünden reddine karar verilmesini, icra memurunun İİK'nun 97. maddesine göre haciz işlemi yapıp istihkak davasını açma külfetini borçlu ve 3. kişiye yüklemesi gerekirken, taraflarına İİK'nun 99.maddesi uyarınca davalı aleyhine istihkak, davası açmak üzere 7 günlük süre vermesi işleminin yasaya ve usule aykırı olduğundan bahisle işlemin iptali amacıyla dava açtıklarını, yargılama sonunda ... 5.İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2011/409 Esas 2011/480 sayılı kararı ile işlemin iptaline karar verilerek yapılan haciz işleminin İİK'nun 97.maddesine göre yapılmış sayılmasına karar verildiğini, kararın temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 12. Hukuk Dairesi'nin 2011/19313 Esas 2011/ 26018 Karar sayılı ilamı ile onandığını, bu nedenle davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece, ... 3.İcra Müdürlüğü'nün 2012/1000 sayılı dosyası ile haczin, İİK'nun 96 ve 97.maddelere göre yapılmış sayılmasına yönelik ... 5.İcra Hukuk Mahkemesi'nin 27.05.2011 tarihli 2011/409 Esas 2011/480 sayılı kararının, 3.kişi ... tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 12.Hukuk Dairesi tarafından onandığı, davacı ..., Yargıtay onama ilamından 29.03.2012 tarihinde haberdar olduğunu belirttiğinden 29.03.2012 tarihi ile davanın açıldığı 04.07.2012 tarihi arasında 7 günlük dava açma süresi geçtiğinden açılan davanın süre yönünden reddine karar verilmiştir. Takip dosyasında 06.05.2011 tarihinde yapılan haciz sırasında haciz mahalline gelen üçüncü kişi ... haciz yerinde, “bu işyeri bana aittir, borçlu ile bir ilgisi yoktur" diyerek istihkak iddiasında bulunmuştur. Alacaklı vekili, istihkak iddiasına itiraz etmiştir. Bu beyan üzerine görevli icra memuru İİK'nun 99. maddesi gereği mahallinde haciz işlemi uygulaması yapmıştır. İİK.nun 96/3. maddesi "malın haczine muttali olan borçlu veya üçüncü şahıs ıttıla tarihinden itibaren yedi gün içinde istihkak iddiasında bulunmadığı takdirde, aynı takipte bu idddiayı ileri sürmek hakkını kaybeder...." hükmünü içerir. Dava konusu haciz 06.05.2011 tarihinde yapılmıştır. 3.kişi ... haciz yerinde istihkak iddiasında bulunmuştur. İİK’nun 96/3. maddesindeki 7 günlük süre, istihkak davası açmak için değil istihkak iddiasını ileri sürmek için öngörülmüştür. Bu madde kapsamında davacı üçüncü kişi 06.05.2011 tarihinde haciz yerindeki beyanı ile süresi içinde istihkak iddiasında bulunmuştur. İcra dosyasına süresinde bildirilen istihkak iddiası ile yasada öngörülen hak düşürücü dava açma süresi kesilmiştir. İstihkak iddiası üzerine İcra Müdürlüğü tarafından İİK.nun 97/1 maddesindeki prosedürün işletilmesi gerekir. İİK.97/6 maddesi gereği prosedürün işletilmemesi halinde, dava açma süresi henüz başlamayacağından 3.kişi, hacizli mal satılarak bedeli alacaklıya ödeninceye kadar istihkak davasını açabilir. Prosedürün işletilmesi halinde ise icra mahkemesince verilecek kararın ilgiliye tefhimi veya tebliğinden itibaren 7 gün içinde davanın açılması gerekir. İcra müdürlüğü tarafından İİK’nun 97/1. maddesindeki yasal prosedür işletilmemiş, üçüncü kişi tarafından doğrudan dava açılmıştır ki bunu engelleyen yasal bir düzenleme de bulunmamaktadır. Bu durumda Mahkemece, yasal prosedür işletilmediğinden 04.07.2012 tarihinde açılan davanın süresinde olduğunun kabulü ile işin esasına girilerek toplanan deliller değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken bu husus dikkate alınmadan yazılı biçimde karar verilmesi hatalı olmuştur. Karar bu nedenle bozulmalıdır. Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı üçüncü kişi vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün İİK'nun 366 ve HUMK'nun 428. maddeleri gereğince BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve İİK'nun 366/3. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve 24,30 TL peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine 13.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Tam metni görüntülemek için kayıt olun

Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın

Ücretsiz Kayıt Ol Giriş Yap