Esas No
E. 2017/13874
Karar No
K. 2018/16503
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Borçlar Hukuku
Aramaya Dön
YARGITAY

22. Hukuk Dairesi

E. 2017/13874 K. 2018/16503 T.
Karar Sonucu BOZULMASINA
Resmî Atıf Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2017/13874, K. 2018/16503, T. 02.07.2018
PDF DOCX UDF
Karar Künyesi
Mahkeme
Yargıtay
Daire
22. Hukuk Dairesi
Esas No
2017/13874
Karar No
2018/16503
Karar Tarihi
02.07.2018
Dava Türü
Hukuk
Hukuk Alanı
Borçlar Hukuku
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Karar Metni Tam metin · resmî kaynaktan

22. Hukuk Dairesi         2017/13874 E.  ,  2018/16503 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

DAVA TÜRÜ : ALACAK

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi taraflar vekillerince istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı İsteminin Özeti:

Davacı vekili, müvekkilinin davalıdan olan bir kısım alacaklarının tahsili için ...

10.İcra Müdürlüğü'nün 2014/2518 esas sayılı dosyası ile icra takibine geçtiklerini, davalının itirazı üzerine takibin durduğunu belirterek, davalı tarafından yapılan itirazın iptali ile icra takibinin devamına ve davalının %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı Cevabının Özeti:

Davalı vekili, iş sözleşmesinin davacı tarafından haksız olarak feshedildiğini, bu nedenle davacının kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanamayacağını ve asgari ücretle çalıştığını beyanla davanın reddini savunmuştur.

Mahkeme Kararının Özeti: Mahkemece yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Temyiz: Kararı taraflar vekilleri temyiz etmiştir. Gerekçe:

1.Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının tüm, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.

2.Taraflar arasında, davacının aylık ücret miktarı noktasında uyuşmazlık bulunmaktadır.

Somut olayda, davacı aylık ücretinin net 1.400,00 TL olduğunu, işverence prime esas kazancının asgari ücret üzerinden yatırıldığını, banka hesabına ücretinin asgari ücret kadar kısmının yatırıldığını, geri kalan kısmının ise birkaç gün sonra şirkette çalışan başka kişiler vasıtası ile yine banka hesabına havale edildiğini, son 6 aydır bu uygulamaya son verilerek ücretin geri kalan kısmının ustabaşılar aracılığı ile elden ödendiğini ileri sürmüştür. Mahkemece; davacı tarafın tanık deliline dayanmasına karşın tanık listesi vermediği ve bu nedenle ileri sürdüğü bu iddiayı kanıtlayamadığı gerekçesiyle davacının davalı işyerinde asgari ücret karşılığı çalıştığı kabul edilmiştir. Davacının banka hesap ekstresinin incelenmesinde; 09/01/2013 tarihinde maaş ödemesi açıklaması ile 779,68 TL, 21/01/2013 tarihinde havale... Tekn. Tesisat Sistemleri Şti. açıklaması ile 948,36 TL, 13/02/2013 tarihinde maaş ödemesi açıklaması ile 866,62 TL, 25/02/2013 tarihinde havale- ....-bakiye ocak- ... açıklaması ile 345,14 TL, 12/03/2013 tarihinde maaş ödemesi açıklaması ile 817,04 TL, 25/03/2013 tarihinde havale- ...- şubat fark ve mesai açıklaması ile 400,39 TL, 09/04/2013 tarihinde maaş ödemesi açıklaması ile 817,04 TL, 30/04/2013 tarihinde havale-.... açıklaması ile 800,00 TL, 13/05/2013 tarihinde maaş ödemesi açıklaması ile 817,04 TL, 30/05/2013 tarihinde havale-... açıklaması ile 100,00 TL ve 05/06/2013 tarihinde havale- Halit Yıldırım açıklaması ile 430,00 TL gibi ödemelerin bulunduğu görülmektedir. Bu itibarla, davacının işyerinde yürüttüğü iş ve hizmet süresi de nazara alındığında, davacının aylık ücret miktarına yönelik iddiasının banka kayıtları ile doğrulandığı anlaşılmaktadır. Bu itibarla mahkemece, dosya içeriğine uygun olmayan gerekçeyle davacının asgari ücretle çalıştığının kabul edilmesi hatalı olmuştur. Anılan sebeple, davacının aylık ücretinin fesih tarihi itibariyle net 1.400,00 TL olduğu nazara alınarak, itiraza konu icra takibi kapsamındaki alacakların miktarları yeniden değerlendirilmelidir. Sonuç: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 02.07.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

İlgili Mevzuat & Etiketler
BOZULMASINA Yargıtay Hukuk Borçlar Hukuku
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog