8. Hukuk Dairesi
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 147 ada 1 parsel sayılı taşınmazın üzerinde Köy Tüzel Kişiliğine ait 1978 yılında inşa edilen köy konağının bulunduğunu, parselin dışındaki yerlerinde köy konağının kullanım alanına dahil olması gerekirken kadastro çalışmalarında köy boşluğu olarak tescil harici bırakıldığını açıklayarak HMK’nun 713/1. maddesi uyarınca bu yerlerin Köy Tüzel Kişiliği adına tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili, davayı kabul etmediklerini ve davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. Mahkemece, zilyetlikle kazanma koşulları davacı yararına gerçekleştiğinden bahisle davanın kabulüne, 11.12.2009 tarihli bilirkişi raporu ve eki krokide A harfi ile gösterilen 187,69 m2’lik yer ile aynı krokide B harfi ile işaretli 43.99 m2'lik yerlerin nizasız 147 ada 1 nolu parsele ilave edilmek suretiyle davacı adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir. Hüküm süresi içerisinde davalı vekili tarafından dilekçesinde yazılı gerekçelerle bozma istekli olarak temyiz edilmiştir. Toplanan deliller tüm dosya kapsamından; davacı adına kayıtlı olduğu anlaşılan dava dışı 147 ada 1 nolu parsele ilişkin kadastro tutanağının tüm sayfalarını ve varsa dayanağı olan belgelerinin onaylı ve okunaklı suretlerinin merciinden getirilerek dosya arasına konulmadığı belirlenmiştir. Ancak, dosyada mevcut tapu kaydına göre çekişmesiz 147 ada 1 nolu parsel; kadastro yoluyla, 11.11.1938 tarihinde, köy odası ve ... Partisi binası olarak 110,53 m2 yüzölçümüyle, revizyonu tapu kaydında yazılı olduğu üzere tüm sınırları “yol” olarak gösterilerek tescil edildiği anlaşılmaktadır. Ne var ki, dava dilekçesinde bu yerin “köy boşluğu” olduğu iddiasıyla eldeki dava açılmıştır. Bilindiği üzere ve kural olarak; köy boşluğu niteliğindeki yerlerin koşulları oluştuğu takdirde imar ihya ve zilyetlik yoluyla kazanılması olanaklıdır. Ancak, yol olarak paftasında gösterilen yerler için Tapu Kanunu'nda belirtilen koşullar gerçekleşmediği takdirde kadim yolların ve imar yollarının zilyetlik yoluyla kazanılması mümkün değildir. Somut olayda, nizasız 147 ada 1 nolu parsele uygulanan tapu kaydının dört sınırında kadim yol bulunmaktadır. Kayıt ve kayıttaki bilgilerin tapu sahibini bağlayacağı kuşkusuzdur. Nitekim, dosyada mevcut pafta krokisi de bu durumu doğrulamaktadır. Kaldı ki, davacı taraf zaman içinde eskiyen ya da yetersiz kalan eski binayı yıkmış ve 1978 yılında yeni binayı genel yola taşırarak inşa etmiştir. Bu fiili durum o yerin kadim yol olma niteliğini ortadan kaldırmaz ve davacıya da zilyetlikle mülk edinme imkanı sağlamaz. Hal böyle olunca, davacının davasının reddine karar vermek gerekirken, somut olaya, dava dışı parsele revizyon gören tapu kaydı ile kadastro beyannamesine ve Tapu Kanunu hükümlerine aykırı düşecek biçimde yazılı olduğu üzere kabul kararı verilmesi doğru olmamıştır. Davalı ... vekilinin temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerindedir. Kabulüyle hükmün 6100 sayılı HMK’nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 HUMK’nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve HUMK'nun 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 09.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Tam metni görüntülemek için kayıt olun
Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın