8. Hukuk Dairesi

Davacı, üzerine yapı inşaa etmek suretiyle 1974 yılından beri zilyetliğinde bulunan taşınmaz bölümüne ilişkin emlak vergilerinin ödendiğini, ilgili belediyenin adına devir isteğine olumsuz cevap verdiğini açıklayarak, 16594 ada 5 parselin davalı ... üzerindeki tapu kaydının kısmen iptali ile adına tesciline karar verilmesini istemiştir. Davalı ... vekili, idari yargının görevli olduğunu, davacının imar affı kapsamında başvurusuna rastlanmadığını, üzerindeki yapının kaçak nitelikte olup, davacının mülkiyet talebine elverişli ayni veya şahsi hakkı bulunmadığını bildirerek, davanın reddini savunmuştur. Davalı ... vekili, davanın husumetten reddine karar verilmesini istemiştir.Mahkemece, uyuşmazlığın 2981 sayılı yasa uygulamasından kaynaklandığı ve idari yargının görevli olduğu gerekçesiyle dava dilekçesinin yargı yolu yönünden reddine karar verilmiş; hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.Dava konusu taşınmazın ada ve parsel numarası keşfen belirlenmemiş ise de, ... ve gerçek kişiler adına tapuya kayıtlı olduğu bildirilmektedir. Davacı, kazanmayı sağlayan zilyetlik hukuki sebebine dayanarak, iptal ve tescil isteğinde bulunmuş, davayı ... ve Tapu Sicil Müdürlüğüne yöneltmiştir. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Yasasının “İdari Dava Türleri ve İdari Yargı Yetkisinin Sınırı” başlıklı 2/1 maddesinde idari dava türleri sayılmış olup, bunlar (a) ve (b) bentleri altında idari işlemler hakkındaki “iptal davaları” ile idarenin eylemlerinden dolayı hakları muhtel olanların açabilecekleri “tam yargı davaları” olarak belirtilmiştir. Ayrıca, 2577 sayılı Kanun'un 2/2.maddesine göre de, İdare Mahkemeleri yerindelik denetimi yapamaz. Eylem ve işlem niteliğinde yargı kararı veremezler. Yargı yetkisi idari eylem ve işlemlerin hukuka uygunluğunun denetimi ile sınırlıdır. Temyiz incelemesine konu davaya bakma görevi Asliye Hukuk Mahkemesine ait olduğu halde, davanın idare mahkemesine açılmadığı gerekçesiyle reddi doğru olmamıştır. Davacı dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptali ile adına tescilini istemiş olup, bu tür davalara İdari Yargıda bakılamayacağından, mahkemece iddia ve savunma çerçevesinde taraf delilleri toplanarak, zilyetlikle kazanmaya elverişli yerlerden bulunup bulunmadığı; zilyetlikle kazanmaya elverişli yerlerden ise davacı yararına zilyetlikle edinme koşullarının oluşup oluşmadığı hususları tartışılmadan, hatalı nitelendirme sonucu açıklanan nedenle davanın reddine karar verilmiş olması isabetli görülmemiştir.Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle usul ve yasa hükümlerine uygun bulunmayan hükmün 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3.maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, yine 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3.maddesi yollamasıyla ve HUMK'nun 440/III-3. maddeleri gereğince karar düzeltme isteğinde bulunulamayacağına, bozma nedenine göre sair hususların şimdilik incelenmesine yer olmadığına, 21,15 TL peşin harcın istek halinde temyzi eden davacıya iadesine, 03.10.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Tam metni görüntülemek için kayıt olun

Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın

Ücretsiz Kayıt Ol Giriş Yap