8. Hukuk Dairesi 2013/8260 E. , 2013/14213 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ:İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: Şikayet
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davalı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire'ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: K A R A R
Borçlunun, aleyhine başlatılan icra takibinde, haline münasip evinin ve emekli maaşının haczedildiğini belirterek,
İİK'nun 82. maddesi gereğince emekli maaşı ve haline münasip meskeni üzerindeki haczin kaldırılması talebi ile icra mahkemesine başvurduğu; Mahkemece, emekli maaşı üzerindeki haczin kaldırılması talebinin reddedildiği, meskeniyet şikayetinin ise kabul edilerek taşınmaz üzerine konulan haczin kaldırılmasına karar verildiği, kararın alacaklı vekili tarafından temyiz edildiği anlaşılmaktadır.
İİK'nun 82/12. maddesi gereğince, borçlunun “haline münasip” evi haczedilemez. Bir meskenin, borçlunun haline uygun olup olmadığı, adı geçenin haciz anındaki sosyal durumuna ve borçlu ile ailesinin ihtiyaçlarına göre belirlenir. Buradaki “aile” terimi, geniş anlamda olup, borçlu ile birlikte aynı çatı altında yaşayan, bakmakla yükümlü olduğu kişileri kapsar. İcra Mahkemesi'nce, borçlunun, sözü edilenlerle birlikte barınması için, zorunlu olan haline münasip meskeni temin etmesi için gerekli bedel bilirkişilere tespit ettirildikten sonra, haczedilen yerin kıymeti bundan fazla ise, satılmasına karar verilmeli ve satış bedelinden yukarıda nitelikleri belirlenen mesken için gerekli olan miktar borçluya bırakılmalı, kalanı alacaklıya ödenmelidir.Bu kıstasları aşan nitelik ve evsaftaki yerlerle, makul ölçüleri geçen oda ve salonu kapsayan ve ikamet için zorunlu ögeleri içeren bir meskenin dışındaki yerler, maddede öngörülen amaca aykırıdır. Borçlunun görev ve sıfatı, kendisinin yukarıda belirlenenden daha görkemli bir meskende ikamet etmesini gerektirmez.
Somut olayda, Mahkemece, mahallinde yapılan keşif sonucu düzenlenen bilirkişi raporunda, taşınmazın bina değeri ve arsa değeri toplamının 89.941 TL. edeceği ve satılması halinde karşı tarafın iddia ettiği fiyatlarda tamamlanmış oturulabilir daire almasının mümkün olmayabileceğinden dolayı hali ile mütenasip olduğu bildirilmiş, borçlunun haline münasip evi alabileceği miktar belirlenmemiştir. Anılan rapor bu hali ile hüküm kurmaya elverişli değildir.Bu durumda, Mahkemece, bilirkişilerden ek rapor alınarak, şikayete konu evin tamamının değeri ile, borçlunun, taşınmazın bulunduğu ilçenin daha mütevazi bir yerinde, haline münasip evi alabileceği değerin tespitinden sonra, haline münasip evi alabileceği miktar, mahcuzun değerinden az ise mahcuzun satılarak, borçlunun haline münasip ev alması için gerekli bedelin kendisine, artanın alacaklıya ödenmesine, satışın borçlunun haline münasip ev alabileceği miktardan az olmamak üzere yapılmasına karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile ve yetersiz rapora dayalı olarak yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.