8. Hukuk Dairesi 2012/10315 E. , 2013/4733 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
... ile Hazine ve müdahil ... aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının reddine dair ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nden verilen 29.05.2012 gün ve 92/51 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R
Davacı vekili, kadastro öncesi kazanmayı sağlayan zilyetlik nedenlerine dayanarak 101 ada 4 parsel ile birlikte kullanılan 101 ada 2 ve 3 parsellerin tapu kayıtlarının iptaliyle vekil edeni adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir. Davalı Hazine vekili ile Hazine yanında davaya katılan ... vekili, davanın reddine karar verilmesini savunmuşlardır.
Mahkemece önceki kararda, dava konusu 101 ada 2 parsele ilişkin davanın reddine, 101 ada 3 parsele ilişkin davanın kabulüne bu parselin tapu kaydının iptaliyle davacı adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm; taraf vekillerince temyiz edilmiş, Dairece; 101 ada 2 parsele ilişkin hükmün onanmasına, yetersiz araştırma nedeniyle 101 ada 3 parsel hakkındaki hükmün bozulmasına karar verilmiş, süresinde karar düzeltme isteğinde bulunulmadığından 101 ada 2 parsele ilişkin red hükümü kesinleşmiştir. Mahkemece, bu kez 101 ada 3 parsele ilişkin davanın reddine karar verilmesi üzerine; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Tarla niteliğindeki 22625 m2 yüzölçüme sahip dava konusu 101 ada 3 parselin, bölgede yapılan tevzi çalışmaları sırasında taşlık niteliğinde belirtme dışı bırakıldığı, 1993 yılından sonra sürülmeye başlandığı, kazanma süresinin yeterli olmadığı açıklanarak 1999 yılında Hazine adına tespit edilmiş, kadastro tutanağının 06.01.2000 tarihinde kesinleşmesi üzerine tapu kaydı oluşmuştur.
Dava; tespit öncesi nedenlere dayalı TMK.nun 713/1, 3402 sayılı Kanun'un 14 maddesi uyarınca tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir. Mahkemece, kazanma süresi ve koşullarının gerçekleşmediği görüşünden hareketle davanın reddine karar verilmiş ise de verilen karar, toplanan deliller ve dosya kapsamına uygun düşmemektedir. Taşınmaz başında 22.05.2009 ve 30.04.2012 tarihlerinde yapılan keşif sırasında dinlenen yerel bilirkişi ve tanıklar; dava konusu parselin 1977 yılından beri aynı ada 4 parselle birlikte ekilip biçilmek suretiyle tarım arazisi olarak kullanıldığını, 1977 yılında 4 parsel üzerine ev yapıldığını ,dava konusu 3 parselin tarla olarak tasarruf edildiğini, öncesinde ise boşluk niteliğinde bulunduğunu bildirmişler, teknik bilirkişi; taşınmazın 1 nolu mera paftasının çok uzağında olduğunu, işgalcisinin ...olarak gösterildiğini, Sulh Ceza Mahkemesine ait dava dosyasındaki tecavüze konu yerle ilgisi bulunmadığını, ziraatçı ve jeolog bilirkişiler; dava ./. -2- 2012/10315 - 2013/4733 konusu 101 ada 3 parselin, halen buğday ekili 2.sınıf tarım arazisi olduğunu, toprak yapısı ve bitki örtüsü itibarı ile mera özelliği göstermediğini, sınırında 3-15 yaşlarında 185 adet muhtelif meyve ağacı bulunduğunu, 1988 yılına ait hava fotoğraflarında tarım arazisi olarak görüldüğünü gerekçeli olarak açıklamışlardır. Çevre parsellere uygulanan vergi kayıtlarında bu yön, yol ve kavşak şeklinde gösterilmiş olup taşınmazın çevresinde şahıslara ait taşınmazlar bulunmakta olup mera ya da hali arazi niteliğinde taşınmaz bulunmamaktadır. O halde, taşınmazın 50-60 yıldan fazla süre tarım arazisi olarak kullanıldığı, 2.sınıf tarım arazisi niteliğinde olduğu, mera niteliğindeki taşınmaza çok uzak mesafede bulunduğu, 1988 yılına ait hava fotoğraflarında tarımsal faaliyet yapılan yerlerden olduğu açıklandığına, yasal araştırma ve incelemeler yapılarak davacının zilyetlikle kazanmaya engel bir halinin bulunmadığı tespit edildiğine ve kadastro tutanağının kazanma sütunundaki açıklamaların aksi davacı tarafça kanıtlandığına göre mahkemece 101 ada 3 parsel hakkındaki davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken hatalı değerlendirme sonunda yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Davacı vekilinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde olduğundan kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerle 6100 sayılı HMK.nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK.nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK.nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve HUMK.nun 440/1 maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 488,70 TL peşin harcın istek halinde davacıya iadesine, 01.04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.