8. Ceza Dairesi
Hileli iflâs suçundan şüpheli ... hakkında yapılan soruşturma evresi sonunda İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 26/09/2016 tarihli ve 2016/36095 soruşturma, 2016/61954 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itirazın reddine ilişkin mercii İstanbul 8. Sulh Ceza Hakimliğinin 03.11.2016 tarihli ve 2016/4866 değişik iş sayılı kararını kapsayan dosyası ile ilgili olarak; 5271 sayılı Kanun’un 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet Savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın Cumhuriyet Savcısının 5271 sayılı Kanun’un kendisine yüklediği soruşturma görevini yerine getirmediği, ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet Savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla itirazın kabulüne karar verebileceği yönündeki açıklamalar karşısında, somut olayda, İstanbul 35. İcra Dairesinin 2015/19258 sayılı dosyasında alacaklı olduğu, borçlu ... Gıda Limited Şirketi yetkilisi şüphelinin alacağın teminatı olan bazı malları kaçırdığını, bazılarını ise gizlediğini ve değerinin azalmasına neden olduğu, piyasaya sürdüğü bir kısım çeklerin ödeme tarihleri yaklaştığında bazı taşınmazları ve araçları 3. kişilere devrettiğini, ayrıca gerçeğe aykırı muhasebe kayıtları ve bilançolar ile aktifini az gösterdiğinden bahisle müştekinin şikayette bulunması üzerine başlatılan soruşturma sonucunda, tasfiye dosyasında teslim edilen ticari defterler üzerinde 2004 sayılı İcra ve İflâs Kanunu’nun 310-311. maddeleri uyarınca bilirkişi incelemesi yaptırıldığı, alınan bilirkişi raporunda hileli ve taksiratlı halin bulunmadığı rapor edildiğine dair delil elde edilmediğinden bahisle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de; müflis şüpheli şirketin tasfiye işlemlerine ait İstanbul 35. İcra Dairesinin 2015/19258 sayılı dosya içeriğinin onaylı örneklerinin veya asıllarının dosya içine alınması, dosya arasında bulunduğu belirtilen bilirkişi raporunun incelenmesi, müştekinin iddiları doğrultusunda şüpheli şirkete ait ticari defterler ile bunların dayanağını oluşturan muhasebe kayıtları, banka hesapları, çek hesapları, borç ilişkilerini tevsik eden sözleşmeler, faturalar, makbuzlar, sevk irsaliyeleri ile varsa elektronik kayıtların temin edilerek, dosyanın ticaret, icra ve iflas ve ceza hukuku alanında uzman üç kişilik bilirkişi heyetine tevdii ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 161 ve 162. maddelerinde sayılan eylem ve işlemlerin bulunup bulunmadığı hususlarında rapor alınması ve 3. kişilere devredildiği iddia olunan devirlerin de araştırılması suretiyle, toplanacak deliller ve yapılacak inceleme sonucuna göre şüphelinin hukuki durumunun tayin ve takdir edilmesi gerekirken, eksik inceleme yapılmak suretiyle kovuşturma yapılmasına yer olmadığına karar verildiği gözetilerek, itirazın bu yönden kabul edilmesi gerekirken, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı CMK.nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 25.01.2017 gün ve 2017/325 sayılı kanun yararına bozma istemine atfen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 03.02.2017 gün ve KYB/2017-7430 sayılı ihbarnamesi ile dairemize tevdii kılınmakla incelendi.
Tam metni görüntülemek için kayıt olun
Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın