9. Hukuk Dairesi
9. Hukuk Dairesi 2018/6697 E. , 2018/15519 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : ALACAK
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: YARGITAY KARARI A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili; müvekkilinin, 01.05.2001-28.02.2013 tarihleri arasında davalının konutunda kalorifer, elektrik, su tesisatı, havuz gibi tüm donanım ve ekipmandan sorumlu olarak çalıştığını, iş sözleşmesinin emeklilik nedeniyle sona erdiğini, ancak feshe bağlı alacaklar ile diğer bir kısım işçilik alacaklarının ödenmediğini ileri sürerek; kıdem tazminatı, fazla mesai ücreti, genel tatil ücreti ve yıllık izin ücreti alacaklarının tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
B) Davalı Vekilinin Cevabının Özeti:
Davalı vekili; davacının, 01.03.2001-28.02.2013 tarihleri arasında davalıya ait konutta ev hizmetlerinde çalıştığını ve emeklilik nedeniyle kendi rızasıyla işten ayrıldığını, fazla çalışma yapmadığını, her türlü yasal iznini kullandığını, alacak taleplerinin zamanaşımına uğradığını, ayrıca ev hizmetlerinde çalışanların İş Kanunu kapsamında olmadığından mahkemenin bu davada görevli olmadığı savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
C) Yargılama Süreci ve Yerel Mahkeme Kararının Özeti: Mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karar, davalı vekilinin temyizi üzerine Dairemizce bozulmuştur.
Dairemizin, 06.02.2018 tarih 2015/14966 Esas-2018/1755-Karar sayılı bozma ilamında özetle; davanın kısmi dava olarak açıldığı, davacın mahkemenin ara kararı uyarınca 08.10.2013 tarihinde dava dilekçesindeki talepleri miktar olarak arttırdığı, sonrasında bilirkişi raporunu müteakiben 10.02.2015 tarihinde bir kez daha talep arttırımına gittiği, bir davada taraflardan birinin ancak bir kez ıslah yoluna başvurabileceği, davacı tarafın mahkemenin usulüne uygun olmayan ara kararı uyarınca ilk talep arttırmını yaptığı ve dolayısı ile bu talep arttırımının dikkate alınmayarak ikinci talep arttırmının da ıslah olarak yorumlanmak süreti ile davanın kısmi dava olarak görülüp, karara bağlanması gerektiği belirtilmiştir.
Yerel mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda da davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz: Karar süresinde davalı vekilince temyiz edilmiştir. E) Gerekçe:
1.Dosyadaki yazılara, delillerin taktirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Yerel mahkemece bozmaya uyulduğunun belirtilmesine karşın, açıklanan bozma ilamı gereğinin yerine getirilmediği saptanmıştır.
Yukarıda yer alan; Dairemizin, 06.02.2018 tarih 2015/14966 Esas-2018/1755-Karar sayılı bozma ilamında belirtildiği üzere, mahkemenin usulüne uygun olmayan ara kararı doğrutusunda davacı tarafın 08.10.2013 tarihindeki talep arttırımı dikkate alınmamalı, sadece dava dilekçesinde talep edilen miktarlar (harca esas değer) ile 10.02.2015 tarihindeki talep arttırımına esas tutarlar (harca esas değer) gözetilerek alacaklar hüküm altına alınmalıdır. Ayrıca mahkemenin usulüne uygun olmayan ara kararı doğrultusunda 08.10.2013 tarihinde yatırılan harcın ise yargılama harç ve giderlerine konu edilmeyerek, davacıya iadesine hükmedilmelidir. Hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir. F)SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 11.09.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.