4. Ceza Dairesi

"İçtihat Metni"İnfaz kurumuna veya tutukevine yasak eşya sokmaya teşebbüs suçundan şüpheli Avukat Nesrin Başaran Sandalcı hakkında Söke Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 08/01/2010 tarihli ve 2010/142 soruşturma, 2010/81 esas, 2010/5 sayılı iddianame üzerine, son soruşturma açılmasına yer olmadığına dair Söke Ağır Ceza Mahkemesinin 09/02/2010 tarihli ve 2010/27 dosya, 2010/59 sayılı kararının Adalet Bakanlığınca 31.12.2010 gün ve 2010/77255 sayılı yazısı ile yasa yararına bozulmasının istenmesi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 03.02.2011 gün ve 2011/10077 sayılı tebliğnamesiyle dava dosyası Daireye gönderilmekle incelendi: Tebliğnamede “Tüm dosya kapsamına göre Aydın Barosunda kayıtlı Avukat Nesrin Başaran Sandalcı'nın tutuklu olan müvekkili ile görüşmek amacıyla 28/04/2009 tarihinde gittiği Aydın E Tipi kapalı Ceza İnfaz Kurumunda, kanun, tüzük, yönetmelik ve bakanlık genelgeleri gereğince yanında cezaevine sokulması yasaklanmış veya yasaklanmamış suç teşkil eden hiçbir eşya, madde ve cisim bulunmadığına dair beyanda bulunduğu halde 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 297. maddesi hükmüne, ceza infaz kurumlarının Yönetimi İle Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Tüzük ve Adalet Bakanlığı genelgelerine aykırı olarak, bir adet cep telefonu, bir adet cep telefonuna ait batarya ve iki adet cep telefonlarında kullanılan sim kartı ile ceza infaz kurumuna girmeye çalıştığı ile ilgili mevcut deliller, son soruşturmanın açılması için yeterli olup delillerin takdirinin de son soruşturma aşamasında davayı görecek olan mahkemesine ait bulunduğu gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” denilmektedir. Gereği görüşüldü; İncelenen dosyada, şüpheli avukatın, Aydın E Tipi Kapalı Cezaevinde tutuklu olarak bulunan ... ile görüşmek için anılan ceza infaz kurumuna gittiği, kurum nizamiyesi ziyaretçi girişindeki duyarlı cihazdan geçmeden, kurum yetkililerince sorulduğunda, üzerinde herhangi bir yasak eşya bulunmadığını belirtmesine karşın, x-ray cihazından geçirilen çantasının içerisinde bir adet cep telefonu ve 2 adet sim kart tespit edilerek hakkında 28.4.2009 tarihli suç tutanağı düzenlendiği anlaşılmaktadır. Şüpheli 27.10.2009 tarihli ifadesinde ele geçirilen cep telefonunun eşine ait olduğunu ve eşinin kendisinden habersiz olarak çantasına koyduğunu duyarlı kapıdan geçirilirken bu hususu hatırlamadığı için görevlilere yalnızca kendi cep telefonunu verdiğini bildirmiş ise de suç tutanağı ve ele geçirilen yasak eşyanın, 5271 sayılı C.Y.Y.'nın 170/2 maddesi uyarınca son soruşturmanın açılması kararı verilebilmesi (iddianame düzenlenebilmesi) için suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu açıktır. Şüpheli avukatın eyleminin, cezaevine yasak eşya sokmaya kalkışma suçunun öğelerini oluşturup oluşturmadığının, lehine ve aleyhine toplanacak tüm kanıtların, mahkemece birlikte tartışılıp değerlendirilmesi sonucu belirlenmesi gerekmektedir. Yapılan açıklamalara göre, son soruşturmanın açılmasına yer olmadığına ilişkin kararın, hukuka aykırı olduğunda kuşku yoktur.

Tam metni görüntülemek için kayıt olun

Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın

Ücretsiz Kayıt Ol Giriş Yap