9. Hukuk Dairesi
9. Hukuk Dairesi 2011/27513 E. , 2013/24709 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ:İŞ MAHKEMESİ
DAVA:Taraflar arasındaki, kıdem tazminatı, ücret, fazla mesai ücreti, hafta tatili ücreti, bayram ve genel tatil ücreti ile mahrum kalınan ücret alacaklarının ödetilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı nedenlerle gerçekleşen miktarın faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine ilişkin hüküm süresi içinde duruşmalı olarak temyizen incelenmesi davalı avukatınca istenilmesi üzerine dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 01.10.2013 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü davalı adına Avukat ... ile karşı taraf adına Avukat ... geldiler. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor sunuldu, dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı işçi, davalının ...’da bulunan iş yerinde belirli süreli iş sözleşmesi ile çalıştığını, iş akdinin işverence haksız feshedildiğini ileri sürerek, kıdem tazminatı, ücret alacağı, fazla çalışma alacağı, ulusal bayram genel tatil alacağı, hafta tatili alacağı ile bakiye süreye ait ücret alacağının davalıdan tahsilini talep etmiştir.Davalı işveren, davacının ücretinin sözleşmede brüt 731,50 ... Dinarı olarak belirtildiğini, tüm alacaklarının ödendiğini, ücret alacağının olmadığını, taraflar arasındaki iş sözleşmesinin belirsiz süreli olduğunu, bakiye süreye ait ücret talebinin yerinde olmadığını, isteğin reddi gerektiğini bildirmiştir. Mahkemece, taraflar arasında belirli süreli iş sözleşmesinin bulunduğu ve süresinden önce davacı tarafından haklı feshedildiği gerekçesiyle bakiye süreye ait ücret ve diğer işçilik alacaklarının kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı yasal süresi içinde davalı vekili temyiz etmiştir.
1.Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2.Uyuşmazlık taraflar arasındaki ilişkinin belirli süreli iş sözleşmesinin unsurlarını taşıyıp taşımadığı noktasında toplanmaktadır.
Belirli süreli iş sözleşmesinden söz edilebilmesi için sözleşmenin açık veya örtülü olarak süreye bağlanması ve yapılması için objektif nedenlerin varlığı gerekir. Gerek 158 sayılı İLO Sözleşmesi, gerek 1699/70 sayılı Konsey Direktifi bir taraftan esnek çalışmayı özendirirken diğer taraftan güvenliğe yer vererek bir denge amaçlanmıştır. Başka bir anlatımla esnek çalışma modellerin kötüye kullanılmaması gereğini vurgulamıştır.Sözü edilen normatif dayanaklara göre işçinin niteliğine göre sözleşmenin belirli ya da belirsiz süreli olarak değerlendirilmesi imkanı ortadan kalkmıştır. Buna karşın yapılan işin niteliği belirli süreli iş sözleşmesi yapılabilmesi için önemlidir. Yasada belirli süreli işlerle, belirli bir işin tamamlanması veya belli bir olgunun ortaya çıkması gibi objektif koşullara bağlı olarak belirli süreli iş sözleşmesi yapılabilecektir. 4857 sayılı İş Kanununun 11. maddesinde esaslı bir neden olmadıkça belirli süreli iş sözleşmelerinin birden fazla üst üste (zincirleme) yapılamayacağı kuralı ile belli bir koruma sağlanmak istenmiştir. Belirli süreli iş sözleşmesinin yapılması ve yenilenmesi, işçinin iş güvencesi dışında kalması için kullanılamaz. Belirli süreli iş sözleşmelerinde, 4857 sayılı Yasanın 15. maddesinde belirtilen sürenin aşılmaması koşuluyla deneme süresi konulabilir.Somut olayda davacı ile yapılan iş sözleşmesinde sözleşmenin belirli süreli olması yönünde herhangi bir objektif nedene dayanılmadığı anlaşılmaktadır. Davacının salt yurt dışında çalışan işçi olması belirli süreli iş sözleşmesi yapılmasını gerektirmez. Davacı işçi ...’da bulunan şantiye iş yerinde süreli bir görev üstlenmesi objektif neden sayılmaz .Taraflar arasındaki iş akdi başından beri belirsiz süreli olup, bakiye süre ücreti söz konusu olmayacağından davacı işçinin bakiye süreye ait ücret alacağının reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde talebin kabulü hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.Sonuç: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeple BOZULMASINA, davalı yararına takdir edilen 990.00 TL. duruşma avukatlık parasının karşı tarafa yükletilmesine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 01.10.2013 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.