9. Hukuk Dairesi
9. Hukuk Dairesi 2011/31406 E. , 2013/24759 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ:İŞ MAHKEMESİ
Yerel mahkeme, isteği hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı dava dilekçesinde, 6509779 ss numarası ile ...-... adresindeki ... End. Kurumu işyerinde 12.01.19768-12.01.1990 tarihleri arasında çalıştığını, çalıştığı dönemlerde konut edindirme yardımı adı altında kesinti yapıldığını, ancak çıkan yasa gereği kesilen KEY paralarının hak sahiplerine ödenmesi yönünde karar verildiği halde, bu paraların tarafına ödenmediğini iddia ile 12.01.1987-12.01.1990 tarihleri arasında maaşından kesilen KEY ödemelerinin tespit edilerek tarafına ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
B) Davalı Belediye Cevabının Özeti:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, davacı tarafın müvekkili şirketi davaya dahil etmesi konusunda talebinin hukuken ve yerleşik Yargıtay içtihatları gereğince mümkün olmadığını, davada idare Mahkemelerinin görevli olduğunu, bunun yanında davanın SGK’na ihbarının gerektiğini, müvekkili şirketin 5664 sayılı kanun gereğince konut edindirme yardımına ilişkin hak sahiplerini tespit ettirmek ve tahakkuk ettirmek görevinin bulunmadığını, konut edindirme yardımı hak sahiplerinin tespit edilmesinin prosedürünün yasa ile belirlendiğini, bu yasal prosedür içerisinde müvekkili şirketin görevinin 5664 sayılı kanunun 4. maddesinin 4. bendinde sınırlı olarak tanımlandığını, ayrıca davacının öncelikle hak sahipliğini belgelemesi için dava yoluna başvurmadan önce 31.03.2011 tarihini beklemesi, bu sırada tahakkuku yapıp, T. Emlak Bankasına bildirmekle yükümlü olan kuruluşuna başvurması gerektiğini, şayet davacının adına konut edindirme yardımı halen yatırılmamışsa dava yoluna gidildiğinde, husumetin tahakkuku yapıp, T. Emlak Bankasına bildirmekle yükümlü olan kurumuna, gereğine göre Hazine veya Sosyal Güvenlik Kurumu’na yöneltmesi gerektiğini, öte yandan davacının konut edindirme yardımı tutarı olarak 25.02.2011 tarihinde yani yasanın öngördüğü süreç içerisinde neması ile birlikte 1.560,77 TL’nin 28.02.2011 tarihinde nakit olarak Ziraat Bankasından tahsil ettiğini, bu durumun www.keyödemeleri.com adlı internet sitesinden yapılacak kontrol ile de ortaya çıkacağını ileri sürerek, davanın müvekkili yönünden öncelikle husumet nedeniyle, aksi halde KEY tutarının yasada öngörülen süreç içerisinde davacı tarafından nakit olarak tahsil edilmiş olması nedeniyle, müvekkili yönünden esastan reddine karar verilmesini istemiştir.
) Yerel Mahkeme Kararının Özeti: Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir. D) Temyiz: Kararı yasal süresi içinde davalı temyiz etmiştir. E) Gerekçe: Taraflar arasında davacıdan Konut Edindirme Yardımı adı altında yapılan kesintilerin geri ödenmesi ile ilgili uyuşmazlığın halli ile ilgili davanın görüleceği yargı yolu konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır.
Davacı, ücretinden yapılan kesintilerin ödenmesi talebi ile dava açmıştır.
Uyuşmazlık Mahkemesi’nin 13.05.2013 tarih ve 2013/531 Esas 2013/680 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere dava dışı işverenlik tarafından “tahakkuk ettirilen Konut Edindirme Yardımı ödemelerinin her ay düzenli olarak İzmir Sosyal Güvenlik Kurumuna ödenmiş olmasına karşın, sonrasında söz konusu ödemelerin tarafına eksik olarak ödendiği iddiasıyla eksik ödenen Konut Edindirme Yardımı ve Neması alacağının tahsiline ilişkin olan davanın, söz konusu işlemin idarenin tek yanlı ve kamu gücünü kullanarak gerçekleştirmiş olduğu bir işlem olması karşısında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2/1-b maddesinde yer alan "İdari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tam yargı davaları" kapsamında İDARİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği” hüküm altına alınmakla davayı neticelendirmekle görev yargı yerinin idari mahkemeleri olması karşısında, davanın esasına girilmeden yargı yolu açısından görevsizlik kararı verilmesi gerekirken davanın esasına devamla alacak hakkında hüküm kurulması hatalıdır. F) Sonuç:Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 01.10.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.