8. Hukuk Dairesi 2013/12959 E. , 2013/12872 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Şikayet
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davacı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire'ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: K A R A R
Borçlu Bakanlık aleyhine ilama dayalı olarak, ...
8.İcra Dairesi'nin 2013/1896 esas sayılı dosyası ile takip başlatılmış, 18.03.2013 tarihinde düzenlenen icra emrinin borçluya tebliği üzerine, ...
2.İcra Hukuk Mahkemesi'ne iptali için başvurulmuş, Mahkemece, 15.04.2013 tarih ve 2013 / 261 E. 2013 / 322 K sayılı ilam ile icra emrinin uslüne uygun düzenlenmediği gerekçesiyle iptaline karar verilmiştir. Alacaklı vekili bu kararın kesinleşmesini beklemeden, 19.04.2013 tarihinde kararı icra dosyasına sunarak, yeniden icra emri düzenlemesini talep etmiş ve icra dairesince yeniden icra emri düzenlenerek, borçlu Bakanlığa 22.04.2013 tarihinde tebliğ edilmiştir.
Borçlu vekilince ikinci icra emrinin iptali amacıyla, yeniden İcra Mahkemesi'ne başvurulmuş ve ilk icra emri iptaline ilişkin icra mahkemesi kararının kesinleşmesi beklenmeden ikinci kez icra emrinin düzenlenemeyeceği, ilamda asıl alacağın net olmadığı ve bunun tavzih edilmeden icraya konu edilemeyeceği, yine Anayasa'nın 46.maddesine göre faiz talebinde bulunulmasının yerinde olmadığı gerekçeleriyle, ikinci kez düzenlenen icra emrinin iptali talep edilmiştir.
Mahkemece, önceki icra mahkemesi kararı incelenerek , o dosyadaki şikayetler ile bu dosyadaki şikayetlerin aynı olduğu , bu haliyle mükerrer şikayet niteliğinde bulunduğu,
HMK'nun 114/ 1-h a göre dava şartı bulunmadığından bahisle aynı Yasanın 115/1-2 maddesine gereğince davanın usulden reddine karar verilmiştir. Şikayete konu takip dosyası ve karara esas alınan icra mahkemesi ilamı incelendiğinde, ilk icra emrinin iptali üzerine, alacaklı vekilinin talebiyle ikinci icra emrinin düzenlendiği ve bu icra emri tebliği üzerine de, borçlu Bakanlıkça şikayet yoluna başvurulduğu anlaşılmaktadır. Bu haliyle ikinci şikayet ile ilk şikayete konu edilen icra emirlerinin farklı olduğu, anılan nedenlerle şikayet konularının da farklı bulunduğu, birbirlerine mükerrerlik teşkil etmedikleri görülmektedir. O halde Mahkemece şikayetin esasının incelenerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi yerine, yazılı şekilde dava şartı noksanlığı gerekçesiyle usulden reddine karar verilmesi isabetsizdir.