19. Ceza Dairesi
19. Ceza Dairesi 2017/4081 E. , 2018/8236 K.
"İçtihat Metni"
Http://... isimli internet sitesinde "Gratis Bayilik Şartları" ana başlığı altında yer alan haber nedeniyle ilgilisi.....İç ve Dış Ticaret A.Ş. vekili tarafından yapılan erişimin engellenmesi ve tekzip metninin yayınlanması talebinin reddine dair İstanbul 11. Sulh Ceza Hakimliğinin 08/02/2017 tarihli ve 2017/675 değişik iş sayılı kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin İstanbul 12. Sulh Ceza Hakimliğinin 22/02/2017 tarihli ve 2017/701 değişik iş sayılı kararı aleyhine, Adalet Bakanlığı'nın 13/07/2017 gün ve 2017/6030 sayılı kanun yararına bozma istemini içeren yazısı ekindeki dava dosyası,
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 01/08/2017 gün ve KYB. 2017 / 44816 sayılı ihbarnamesi ile dairemize gönderilmekle okundu. Anılan ihbarnamede;
Dosya kapsamına göre,.....İç ve Dış Ticaret A.Ş. vekilince, http://isegiris.com/ gratis-bayilik-sartlari/ sayılı linkte yer alan, talepte bulunan şirketin bayilik verdiğine ilişkin gerçek dışı yazı nedeniyle erişimin engellenmesi ve tekzip metninin yayınlanması talebinde bulunulması üzerine, İstanbul 11. Sulh Ceza Hakimliğince, talebin haksız rekabet ve marka hakkına tecavüz niteliğinde olması nedeniyle Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi davasına konu edilmesi gerektiğinden bahisle başvurunun reddine karar verilmiş ise de; 23/05/2007 tarihinde Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkındaki 5651 sayılı Kanun'un 9. maddesinin 1, 2, 3 ve 4 no'lu bentlerinde, yayın içeriği nedeniyle hakları ihlal edildiğini iddia eden kişi ya da kişilerin hangi usullerle ve hangi mercilere yayın durdurma talebinde bulunacağının aşamalarla belirlendiği, 5651 sayılı Kanun'un 9. maddesinde, içerik nedeniyle hakları ihlal edildiğini iddia eden kişinin, içerik sağlayıcısına, buna ulaşamaması halinde yer sağlayıcısına başvurarak kendisine ilişkin içeriğin yayından çıkarılmasını isteyebileceği gibi doğrudan sulh ceza hâkimine başvurarak da içeriğe erişimin engellenmesini de isteyebileceği, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 24. maddesinde "Hukuka aykırı olarak kişilik hakkına saldırılan kimse, hakimden, saldırıda bulunanlara karşı korunmasını istiyebilir" ve 25. maddesinde " Davacı, hakimden saldırı tehlikesinin önlenmesini, sürmekte olan saldırıya son verilmesini, sona ermiş olsa bile etkileri devam eden saldırının hukuka aykırılığının tespiti istiyebilir. Davacı bunlarla birlikte, düzeltmenin veya kararın üçüncü kişilere bildirilmesi ya da yayımlanması isteminde de bulunabilir." şeklinde düzenlemelere yer verilmiş ise de, 5651 sayılı Kanun'un, internet ortamındaki yayınlar nedeniyle kişilik haklarının saldırıya uğraması durumunda hangi usul ve esaslara göre mücadele edileceğini düzenlemekte olup bu yönüyle 4721 sayılı Medeni Kanuna göre özel yasa durumunda olduğu, bu hali ile 5651 sayılı Kanundaki özel düzenleme gözetildiğinde, internet ortamında yapılan saldırılar ile ilgili görevli mahkemenin Sulh Ceza Mahkemesi olduğu anlaşılmakla, taleple ilgili esastan inceleme yapılarak bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediği, gerekçesiyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın kanun yararına bozulması isteminde bulunulmakla, Gereği görüşülüp düşünüldü: 5651 sayılı "İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanun"un "içeriğin yayından çıkarılması ve erişimin engellenmesi" başlıklı 9. maddesinin uygulanma şartları; - İnternet ortamında yapılan bir yayın olması, - Yapılan yayın içeriği nedeniyle, gerçek ve tüzel kişiler ile kurum ve kuruluşların "kişilik haklarının" ihlal edilmesidir.
Sınai Mülkiyet Kanunu'nda yer alan düzenlemeler karşısında, marka hakkının bir fikri mülkiyet hakkı olup, mutlak hak niteliği taşıdığı ve malvarlığına dair unsurlardan olduğu ortadadır. 5651 sayılı Kanun'da koruma altına alınan "kişilik hakları" ise kategorik olarak şahıs varlığına dair haklarındandır.
Özetle, 5651 sayılı Kanun kapsamında İnternet ağı yoluyla yapılan yayınlarda korunan temel hak olan "kişilik hakkı" ile malvarlığı haklarından olan "marka hakkının" ihlali veya bu haklara yapılan saldırı fiillerinin de birbirinden ayırt edilmesi zorunluluğu bulunmaktadır. Dolayısıyla, başvuran tüzel kişinin marka hakkına tecavüz fiili nedeniyle 5651 sayılı Kanun'un 9. maddesi gereği erişimin engellenmesine karar verilemeyeceği değerlendirilmektedir. Ayrıca 19.02.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6518 sayılı Kanun'la değişen 5651 sayılı Kanun'un 9. maddesinde ise düzeltme ve cevap yayınlanması usulünün artık bulunmadığı, başvuru tarihi itibariyle de (08.02.2017) bu hükmün uygulanma imkanı olmadığında tereddüt bulunmadığı anlaşılmakla,
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriği, yukarıda yazılı nedenlerle yerinde görülmediğinden kanun yararına bozma talebinin REDDİNE, 05/07/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.