Esas No
E. 2011/23509
Karar No
K. 2013/22192
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
İş Hukuku

9. Hukuk Dairesi         2011/23509 E.  ,  2013/22192 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ (... 2.İŞ)

DAVA :Davacı, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, fazla mesai ücreti, hafta tatil ücreti, yıllık izin ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti, kötüniyet tazminatı alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.

Yerel mahkeme, isteğin reddine karar vermiştir.

Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I A) Davacı İsteminin Özeti: Davacı, iş sözleşmesinin işverence feshedildiğini ileri sürerek, kıdem ve ihbar tazminatı ile ödenmeyen diğer alacaklarını istemiştir. B) Davalı Cevabının Özeti: Davalı, cevap vermemiştir.

C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti: Mahkemece, davacının çalışmasını ispata yarayacak yeterli delil ve belge sunamadığı, verilen kesin süre içinde de bilirkişi ücretlerini yatırmadığı ve davasını ispat edemediği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.

D) Temyiz: Kararı davacı temyiz etmiştir. E) Gerekçe: Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacıya verilen kesin sürenin usulüne uygun olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. HUMK.’un 413.maddesi uyarınca davacı yargılama giderlerini harç tarifesi gereğince ödemek zorundadır. Bunun ayrık hali adli yardımdır. Genel olarak yargı harçlarını davayı açan veya harca konu olan işlemin yapılmasını isteyen kişiler ödemekle mükelleftir. Herhangi bir istek olmaksızın resen yapılacak işlemlere ait harçlar, aksine hüküm yoksa, lehine işlem yapılan kişilerden alınır.

Türk Yargı sistemine göre hakim kendiliğinden bir davayı inceleyip, uyuşmazlığı çözemez. Bunun kaçınılmaz sonucu olarak da, tarafların istekleri ile bağlı tutulmuştur. (HMUK. 72,75) Bu yolla, "delillerin taraflarca hazırlanması" prensibinden hareket olunarak ilgililer, dinletmek istedikleri tanıklar ile bilgisine başvurulmasını diledikleri bilirkişilerin keşif ve benzeri incelemelerin gerektirdiği masrafları karşılamakla yükümlü tutulmuşlar, buna uymamaları halinde de isteklerinden vazgeçmiş sayılacakları öngörülmüştür. (HMUK.

414.Usulün 159-163. maddeleri ise bu konuda tamamlayıcı hüküm olarak uygulanır.

Gerek öğreti ve gerekse yerleşik yargısal kararlarda, kanıtlama yükümlülüğü altında bulunan tarafa, kesin önel konusu usuli işlemleri hiçbir duraksamaya yer vermeyecek biçimde tek tek açıklanmalı, bilirkişi incelemesi için yapılması zorunlu olan giderler parasal olarak saptanıp bildirilmeli, ödeme için verilen süre belirtilmeli ve bu hususların yerine getirilmemesi halinde doğacak sonuçlar da ihtar olunmalıdır.

Somut olayda, davacı vekiline 04.06.2010 günlü celsede kesin süre verildiği, açıkça yatırılacak miktarın bildirilmediği, "davacı vekilinin bir önceki ara kararlarını yerine getirmesi için kesin süre verilmesine" şeklinde ara kararı oluşturulduğu, dolayısıyla kesin sürenin usul hukukundaki ilkelere uyulmadan verildiği anlaşıldığından kararın bozulması gerekmiştir. F) Sonuç: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenlerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 12.09. 2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
BOZULMASINA YARGITAYKARARI HUKUK İş Hukuku
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.