Esas No
E. 2013/6463
Karar No
K. 2013/23213
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Borçlar Hukuku

9. Hukuk Dairesi         2013/6463 E.  ,  2013/23213 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ

DAVA: Davacı, fark kıdem tazminatı, yıllık izin ücreti ile fazla mesai ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.

Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.

Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I A) Davacı İsteminin Özeti:

Davacı, ... Üniversitesi ... Fakültesi İktisadi İşletmesine ait ...de 01.09.1999-01.09.2003 tarihleri arası kesintisiz çalıştığını, iş akdinin işveren tarafından feshedildiğini, eğitim ve öğretime ara verildiği dönemlerde kağıt üzerinde çıkış ve giriş yapıldığını ancak fiilen çalışmaya devam ettiğini, işverenin 980,00 TL kıdem tazminatı ödediğini ama bu ödemenin eksik olduğunu, ileri sürerek fark kıdem tazminatı, fazla çalışma ile yıllık izin ücreti alacaklarının hüküm altına alınmasını istemiştir. B) Davalı Cevabının Özeti:

Davalı ... vekili cevap dilekçesinde, davacının akademik eğitim ve öğretimin yapıldığı dönemlerde mevsimlik olarak çalıştığını, mevsimlik çalışmalarda yıllık izin hakkının olamayacağını, işyerinde vardiyalı çalıştığını, davacıya yaptığı fazla mesai karşılığı 4.222,31 YTL ödendiğini, iş akdinin sona erdiği tarihlerde davacıdan ibraname alındığını beyanla, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı ... Dekanlığı İktisadi İşletmesi cevap dilekçesinde, davacının eğitim ve öğretimin yapıldığı dönemlerde çalıştığını, kıdem tazminatının ödendiğini, mevsimlik işçi olarak çalıştığından yıllık ücretli izine hak kazanamayacağını, davacıya 4.222,31 YTL fazla mesai ücreti ödendiğini, iş akdinin sona ermesinden sonra davacıdan 20.08.2003 tarihinde ibraname alındığını beyanla, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti: Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. D) Temyiz: Kararı taraflar temyiz etmiştir. E) Gerekçe:

1.Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalı ...'nün aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.

2.Davacının temyizine gelince taraflar arasındaki uyuşmazlık davacının çalışmasının aralıklı olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. Davacı , davalı Üniversitenin ... Fakültesi İktisadi İşletmesine bağlı ...de 1.9.1999-1.9.2003 tarihleri arasında kesintisiz çalıştığını ancak işverenin eğitim ve öğretime ara verilen yaz aylarında kağıt üzerinde giriş çıkış yaptığını ve sigortasını eksik ödediğini ileri sürmüştür. Davalı Rektörlük ve ... Fakültesi Dekanlığı İktisadi İşletmesi ise eğitim ve öğretime ara verilen yaz aylarında çıkışının yapıldığını ve bu tarihlerde kadrolu personelin çalıştığını savunmuştur.

Mahkemece savunmaya değer verilerek sigorta kayıtlarına göre aralıklı çalıştığı kabul edilerek fark kıdem tazminatı hüküm altına alınmıştır. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacı tanığının çalışma şekline ilişkin beyanda bulunmadığı öte yandan işe ara verdiği devrelerde Türkiye İş Kurumu’ na başvurduğu ve işsizlik sigortasından gelir bağlandığı gerekçesiyle toplam 3 yıl 22 gün çalıştığı kabul edilerek hesaplama yapılmıştır. Sigorta kayıtlarında ; 1.9.1999- 15.12.1999 arası 3 ay 15 gün

15.2.2000- 1.7.2000 arası 4 ay 15 gün

1.9.2000 –1.12.2000 arası 3 ay

1.1.2001 -30.6.2001 arası 6 ay

1.9.2001- 1.7.2002 arası 10 ay

9.9.2002- 1.7.2003 arası 9 ay 22 gün olmak üzere toplam 3 yıl 22 gün davalılar nezdinde çalışması görülmektedir. ... Üniversitesi ... Fakültesi ... işletmesinde 14.9-30.9..2004 tarihleri arasında yapılan inceleme neticesinde hazırlanan Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı İş Müfettişliği inceleme raporunda ; ... bölümünde ..., , ..., ... adlı işçilerin çalıştığı, bu işçilerle işe ilk girişlerinde yapılan hizmet akitlerinde işin, akademik takvime göre yıl içerisinde eğitim, öğretim,sınav dönemlerinin başladığı gün başlayacağı, bittiği gün de sona ereceğinin düzenlendiği, İşletme yönetim kurulu başkanının da yaz dönemlerinde işçilerin çıkışlarının yapıldığını ancak denetim tarihi itibariyle işçi çalışmadığını, fakültenin kadrolu elemanlarının çalıştığını beyan ettiği ancak işçiler ...’ün fiilen işyerinde çalıştıklarının görüldüğünü, yine kayıt üzerinde çıkış verilen işçilerden ... adlı işçiye çıkış verildikten 1 gün sonra birim amiri tarafından imzalı 16-18 saatleri arasında izin verildiğine ilişkin kayıt bulunduğunu ve ifadelerine başvurulan tüm işçilerin beyanlarından eğitim ve öğretime ara verilen tarihlerde kağıt üzerinde çıkışları yapılan işçilerin mazeretleri dışında fiilen çalıştıklarının anlaşıldığı ve adı geçen işçilerin işyerinde işe ilk giriş tarihinden itibaren aralıksız çalıştıkları kanısına varıldığı, sigortasız çalıştırıldıkları ve sigortasız çalıştıkları bu dönemlerde ücretlerinin asgari ücret üzerinden açıktan ödendiği belirtilerek sigortaya bildirimde bulunulduğu belirtilmiştir.

İş müfettişi tarafından yapılan inceleme neticesinde aralıksız çalıştığı tespit edilen işçiler davacı ile bir kısmı işe giriş tarihinden itibaren bir kısmı ise sonradan birlikte çalışmış, dosya içeriğinde bulunan belgelere göre birlikte çıkış verilmiş kişilerdir. ... ve ... tarafından açılan davalar da davacıların davalı tarafından işletilen ...de aralıksız çalıştıkları kabul edilerek dava konusu istekler hüküm altına alınmış Dairemizce onanarak kararlar kesinleşmişlerdir.

Bu sebeple davacı ile birlikte aynı yıllarda aynı yerde aynı işi yaparak çalışan işçilerin kesintisiz çalıştığının kabul edilmesi öte yandan davacının kesintili çalıştığının kabulü hakkaniyete aykırılık teşkil edecektir.İş müfettişince yapılan tespitin davacı için de geçerli olacağının kabulü gerekir. Bu sebeple iş müfettişinin tespitleri dikkate alınarak davacının davalı işyerinde kayden çıkış gösterilen tarihler de fiilen çalıştığı kabul edilmeli ancak İŞ-KUR a işsizlik parası almak için müracaat ettiği ve işsizlik parası aldığı dönemler dışlanmak suretiyle kesintisiz çalışma esası ile dava konusu istekler yeniden hesaplanmalıdır.

3.Taraflar arasında ibranamenin geçerliliğide uyuşmazlık konusudur. İşçi ve işveren arasında işverenin borçlarının sona erdirilmesine yönelik olarak Türk Borçlar Kanunu’nun yürürlülüğü öncesinde yapılan ibra sözleşmeleri yönünden geçersizlik sorunu aşağıdaki ilkeler dahilinde değerlendirilmelidir:

a)-Dairemizin kökleşmiş içtihatları çerçevesinde, iş ilişkisi devam ederken düzenlenen ibra sözleşmeleri geçersizdir. İşçi bu dönemde tamamen işverene bağımlı durumdadır ve iş güvencesi hükümlerine rağmen iş ilişkisinin devamını sağlamak veya bir kısım işçilik alacaklarına bir an önce kavuşabilmek için iradesi dışında ibra sözleşmesi imzalamaya yönelmesi mümkün olup, Dairemizin kararlılık kazanmış uygulaması bu yöndedir (Yargıtay 9.HD. 15.10.2010 gün, 2008/41165 E, 2010/29240 K.).

b)-İbranamenin tarih içermemesi ve içeriğinden de fesih tarihinden sonra düzenlendiğinin açıkça anlaşılamaması durumunda ibranameye değer verilemez (Yargıtay 9.HD. 5.11.2010 gün, 2008/37441 E, 2010/31943 K).

c)-İbranamenin geçerli olup olmadığı 01.07.2012 tarihine kadar yürürlükte olan 818 sayılı Borçlar Kanununun irade fesadını düzenleyen 23-31. maddeleri yönünden de değerlendirilmelidir. İbra sözleşmesi yapılırken taraflardan birinin esaslı hataya düşmesi, diğer tarafın veya üçüncü şahsın hile ya da korkutmasıyla karşılaşması halinde, ibra iradesinden söz edilemez. Öte yandan 818 sayılı Borçlar Kanununun 21 inci maddesinde sözü edilen aşırı yararlanma (gabin) ölçütünün de ibra sözleşmelerinin geçerliliği noktasında değerlendirilmesi gerekir.

İbranamedeki irade fesadı hallerinin, 818 sayılı Borçlar Kanununun 31 inci maddesinde öngörülen bir yıllık hak düşürücü süre içinde ileri sürülmesi gerekir (Yargıtay 9.HD. 26.10.2010 gün, 2009/27121 E, 2010/30468 K). Ancak, işe girerken alınan matbu nitelikteki ibranameler bakımından iş ilişkisinin devam ettiği süre içinde bir yıllık süre işlemez.

d)-İbra sözleşmesi, varlığı tartışmasız olan bir borcun sona erdirilmesine dair bir yol olmakla, varlığı şüpheli ya da tartışmalı olan borçların ibra yoluyla sona ermesi mümkün değildir. Bu nedenle, işçinin hak kazanmadığı ileri sürülen bir borcun ibraya konu olması düşünülemez. Savunma ve işverenin diğer kayıtları ile çelişen ibra sözleşmelerinin geçersiz olduğu kabul edilmelidir (Yargıtay 9.HD. 4.11.2010 gün 2008/37372 E, 2010/31566 K).

e)-Miktar içeren ibra sözleşmelerinde ise, alacağın tamamen ödenmiş olması durumunda borç ifa yoluyla sona ermiş olur. Buna karşın kısmi ödeme hallerinde, Dairemizin kökleşmiş içtihatlarında ibraya değer verilmemekte ve yapılan ödemenin makbuz hükmünde olduğu kabul edilmektedir (Yargıtay 9.HD 21.10.2010 gün 2008/40992 E, 2010/39123 K.). Miktar içeren ibranamenin çalışırken alınmış olması makbuz etkisini ortadan kaldırmaz (Yargıtay 9.HD. 24.6.2010 gün 2008/33748 E, 2010/20389 K.).

f)-Miktar içermeyen ibra sözleşmelerinde ise, geçerlilik sorunu titizlikle ele alınmalıdır. İrade fesadı denetimi yapılmalı ve somut olayın özelliklerine göre ibranamenin geçerliliği konusunda çözümler aranmalıdır (Yargıtay 9.HD. 27.06.2008 gün 2007/23861 E, 2008/17735 K.). Fesihten sonra düzenlenen ve alacak kalemlerinin tek tek sayıldığı ibranamede, irade fesadı haller ileri sürülüp kanıtlanmadığı sürece ibra iradesi geçerli sayılmalıdır (Yargıtay HGK. 21.10.2009 gün, 2009/396 E, 2009/441 K).

g)-Yine, işçinin ibranamede yasal haklarını saklı tuttuğuna dair ihtirazi kayda yer vermesi ibra iradesinin bulunmadığını gösterir (Yargıtay 9.HD. 4.11.2010 gün 2008/40032 E, 2010/31666 K).

h)-İbranamede yer almayan işçilik alacakları bakımından, borcun sona erdiği söylenemez. İbranamede yer alan işçilik alacaklarının bir kısmı yönünden savunma ile çelişkinin varlığı ibranameyi bütünüyle geçersiz kılmaz. Savunma ile çelişmeyen kısımlar yönünden ibra iradesine değer verilmelidir (Yargıtay 9.HD. 24.6.2010 gün, 2008/33597 E, 2010/20380 K). Başka bir anlatımla, bu gibi durumlarda ibranamenin bölünebilir etkisinden söz edilebilir. Bir ibraname bazı alacaklar bakımından makbuz hükmünde sayılırken, bazı işçilik hak ve alacakları bakımından ise çelişki sebebiyle geçersizlikten söz edilebilir. Aynı ibranamede çelişki bulunmayan ve miktar içermeyen kalemler bakımından ise borç ibra yoluyla sona ermiş sayılabilir. İbraname savunması, hakkı ortadan kaldırabilecek itiraz niteliğinde olmakla yargılamanın her aşamasında ileri sürülebilir (Yargıtay HGK. 27.1.2010 gün 2009/9-586 E, 2010/31 K. ; Yargıtay 9.HD. 13.7.2010 gün, 2008/33764 E, 2010/23201 K.). Somut olayda dosya içerisinde bulunan 20.08.2003 tarihli ibranameye itibar edilerek davacının fazla çalışma alacağı reddedilmiştir. İbraname içeriğinde “…. 30.6.2003 de iş akdim feshedildi, çalıştığım süre içinde normal çalışma ücretlerini, hafta tatili, genel tatil, fazla çalışma sürelerinin izinlerini tamamen aldım. İşverenden başka hiçbir alacağım kalmadığı hususunda işvereni ibra ederim. ’ şeklinde düzenleme mevcuttur. Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacının ibraname ile fazla çalışma ücretlerini aldığını , işverenden hiçbir alacağının kalmadığını belirterek işvereni ibra ettiği gerekçesiyle ibranamenin davacıyı bağlayacağı kabul edilmiştir.

Ancak ibraname metninde davacının fazla çalışma ücretlerini aldığına ilişkin bir ibare mevcut olmayıp metinde hafta tatili, genel tatil, fazla çalışma sürelerinin izinlerini kullandığı ifade edilmiştir.Hal böyle olunca artık davacının fazla çalışma ücretlerini işverenden alarak işvereni ibra ettiği kabul edilemez. Mahkemece yapılacak iş dosya içeriğinde ki deliller değerlendirilmek suretiyle fazla çalışma isteği konusunda bir karar vermekten ibarettir.Yazılı gerekçe ile isteğin reddedilmesi hatalıdır. F) Sonuç: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenlerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden davacıya iadesine, 19.09.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
BOZULMASINA YARGITAYKARARI HUKUK Borçlar Hukuku 818 sayılı Borçlar Kanunu K818 md.31
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog