13. Ceza Dairesi
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü: Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir. Ancak; Mağdurun kollukta müdafii huzurunda alınan savunmasında, sanığın bıçak gösterdiğini ve telefonu aldıktan sonra sanığın bu olayı birine anlatırsan seni öldürürüm diyerek tehdit ettiğini beyan etmesine karşın kovuşturma aşamasında alınan beyanında sadece sanıkların cep telefonunu alıp kaçtığını beyan ettiği çelişki üzerine sorulduğunda ise; emniyette, sanığın kendisine bıçak gösterdiğini, olayı birine anlatırsa kendisini öldüreceğini beyan etmediğini, olayın şoku içerisinde olduğunu, sadece şahısların cep telefonunu alıp kaçtığını, olayın şokuyla emniyette tam olarak ne söylediğini de bilmediğini, ancak duruşmada anlattıklarının doğru olduğunu beyan ettiği anlaşılmakla, mağdurun poliste ifade verirken yanında bulunan ve ifade tutanağında imzası bulunan Avukat ...'ın tanık olarak dinlenilmesi, gerektiğinde mağdur ile yüzleştirilmesi, mağdurun polise verdiği ifadesinin gerçek beyanı olup olmadığının duraksamaya yer vermeyecek şekilde belirlenmesi ve sonucuna göre, suç vasfının yeniden tayin ve takdiri gerektiğinin gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık ve müdafiinin temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, sair yönleri incelenmeyen hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığı ile 1412 sayılı CMUK’un 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hakkın korunmasına, 10.07.2018 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Tam metni görüntülemek için kayıt olun
Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın