8. Hukuk Dairesi

Davacı, Sigorta Tahkim Komisyonuna verdiği dilekçede özetle; davalı ... nezdinde kasko sigortalı bulunan aracının 22/10/2017 tarihinde meydana gelen tek taraflı trafik kazasında hasarlandığını, hasar nedeniyle uğranılan zararın 60.000,00-TL olduğunu, sigorta şirketine bu zararın giderilmesi amacıyla yapılan başvurudan sonuç alınamadığını belirterek, 60.000,00-TL tazminatın davalı ... şirketinden tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalı ... vekili cevabında özetle; dava konusu aracın vekil edeni şirket nezdinde, kasko sigortalı olduğunu, kaza sonrası yapılan başvuru sırasında yapılan incelemede, aracın kaza sırasında davacının eşi olan ... tarafından kullanıldığı ve kiralık araç olduğunun belirlendiğini, bu halde poliçe kapsamında vekil edeninin sorumluluğunun hasar bedelinin %20'si ile sınırlı bulunduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyetince; davacıya ait ... plaka sayılı aracın davalı ... nezdinde kasko sigortalı bulunduğu, aracın 22/10/2017 tarihinde yapmış olduğu kaza neticesinde hasarlandığı, 27/02/2018 günlü rapordan da anlaşılacağı üzere hasar miktarının KDV dahil 43.702,69-TL olması, ikinci el piyasa değerinin de 60.000,00-TL olduğu gözetildiğinde durumun tam ziya olarak değerlendirilmesi gerektiği ve aracın sovtaj değerinin de 25.000,00-TL bulunduğu, davacının bu rapordan sonra araç hurdasının firmada kalacak şekilde tam hasar bedeli olan 60.000,00-TL'nin ödenmesini talep ettiğinin anlaşıldığı; taraflar arasında hasarın beyan edilen yer, zaman ve şekilde meydana geldiği konusunda bir uyuşmazlık bulunmadığı, uyuşmazlığın sadece kasko poliçesinde belirtilen özel şart kloz hükmü gereğince, sigortalı aracın kiralık olarak kullanılması nedeniyle muafiyet uygulanması gerekip gerekmediğine ilişkin bulunduğu, sigorta şirketi her ne kadar aracın kiralık olarak kullanıldığını iddia etmiş ise de, aracın kiralık olarak kullanıldığı sırada hasara maruz kaldığının maddi ve kesin delillerle kanıtlanamadığı, kazayı yapan kişinin de davacının eşi olduğu gözetildiğinde, poliçedeki muafiyet klozunun somut olaya uygulanamayacağı görüşünden hareketle, "Başvuru sahibinin talebinin kabulü ile kasko sigortası genel şartlarının 3.3.2.2 maddesi gereği kasko sigortalı aracın trafikten çekme işleminin yapılarak tescil kaydına işlenmesi ve ibrazı, satışına engel halinin bulunmaması, talep halinde araç plakası, anahtar, özel ve tüzel kişilere vekaletname v.s.tüm işlemlerin sigortalı tarafından yapılması şartı ile ... plakalı aracın sigorta şirketine hasarlı hali ile terkine ve 60.000,00-TL araç rayiç değerine konu hasar tazminatının ...nden alınarak başvuru sahibine ödenmesine" karar verilmiş, sigorta şirketinin Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyetine itirazı üzerine itiraz reddedilmiş, itiraz hakem heyeti kararına karşı davalı ... vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. İstinaf nedenleri; aracın kiralık araç olarak kullanılması nedeniyle, poliçede yer alan kullanım şekli klozundaki muafiyetten vekil edeni şirketin yararlandırılması gerektiği halde, yazılı biçim ve gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmesinin isabetsiz olduğu, kabule göre de, trafikten çekilme işleminin yapılıp yapılmadığı belirlenmeden sigortalı lehine sovtaj değerine hükmedilmesinin de haksız olduğu hususlarına yöneliktir. Dava, kasko sigorta poliçesi uyarınca meydana gelen hasar zararının giderilmesi isteğine ilişkindir. İstinaf edenin sıfatına, istinafın kapsam ve nedenleriyle sınırlı olmak kaydıyla yapılan inceleme ve değerlendirme sonucunda; Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, hakem kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde ve özellikle oluşa uygun olarak düzenlenen, denetime elverir gerekçeler içeren uzman bilirkişi raporundaki belirleme ve değerlendirmelerin, hükme esas alınmasında herhangi bir isabetsizlik bulunmadığına, dava konusu aracın kiralık araç olarak kullanıldığı somut olarak kanıtlanmadığı gibi aracın kaza anında davacının eşi tarafından kullanıldığı gözetildiğinde, kazanın aracın kiralık olarak kullanılması sırasında gerçekleşmediğinin belirgin olması nedeniyle davalının ileri sürdüğü muafiyet durumunun somut olayda oluşmadığının açık bulunmasına; ayrıca trafikten çekildiğine dair belge olup olmadığı anlaşılamamakta ise de, uyuşmazlık hakem heyetince verilen kararda bu hususun dikkate alınarak davacıya ait yasal tüm sorumlulukların yerine getirilmesi şartı ile başvuru sahibinin talebinin kabulüne karar verildiği, anlaşılmış bulunduğuna göre davalı vekilinin istinaf başvurusunun reddi gerekmiştir. (HMK.m.353/1-b/1).

Tam metni görüntülemek için kayıt olun

Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın

Ücretsiz Kayıt Ol Giriş Yap