11. Ceza Dairesi

Tür ve miktarı itibarıyla kesin olan kararlara karşı, suç vasfına yönelik temyiz bulunması halinde dosyanın Yargıtay’ca bu yönden incelenmesinin olanaklı olduğu ve sanık hakkında ön ödeme nedeniyle verilen düşme kararına ilişkin Cumhuriyet savcısının temyiz talebinin, eylemin özel belgede sahtecilik suçunu oluşturduğuna ve dolayısı ile suçun niteliğine yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Mahkemece sanığın eyleminin 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu’nun 56/4. maddesinde yazılı suçu oluşturduğuna ilişkin takdir ve kabulünde isabetsizlik bulunmadığı; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 31.12.2012 tarihli 2011/3-222 Esas ve 2012/5 Karar, sayılı kararında da vurgulandığı üzere, ön ödeme sonucu verilen düşme kararları da 5271 sayılı CMK'nin 223. maddesinde sayılan hükümlerden olup, bu kararların temyiz edilebilirlik sınırı 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereğince hüküm tarihi itibarıyla halen uygulanma zorunluluğu bulunan 1412 sayılı CMUK’nin 305. maddesinin 2. fıkrasının 1. bendine göre saptanması gerektiğinden, ön ödemeye esas alınan miktarın temyiz edilebilirlik sınırını belirleyeceği cihetle; 14.04.2011 tarih ve 27905 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 6217 sayılı Kanun’un 26. maddesi ile değişik 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un geçici 2. maddesi uyarınca temyiz kesinlik sınırının 14.04.2011 tarihinden itibaren 3000 TL'ye çıkartılmış olması nedeniyle, sanık hakkında 5809 sayılı Kanun’a muhalefet suçundan ön ödemeye esas alınan 2.043,20 TL'nin miktarı itibarıyla belirtilen kesinlik sınırının altında kaldığı anlaşıldığından, Cumhuriyet Savcısının temyiz isteminin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 317. maddesi gereğince REDDİNE, 24.09.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Tam metni görüntülemek için kayıt olun

Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın

Ücretsiz Kayıt Ol Giriş Yap