11. Hukuk Dairesi 2013/743 E. , 2013/1915 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 19/04/2011 gün ve 2011/33-2011/118 sayılı kararı onayan Daire’nin 15/10/2012 gün ve 2011/9102-2012/16116 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, davalının, TSE belgesi bulunmadığı halde, ürünlerinde, TSE marka ve logosunu kullanmak suretiyle müvekkili markasına tevacüz ettiği ve haksız kullanımda bulunduğunu ileri sürerek, 5.900 TL maddi ve 29.500 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline ve hükmün ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili şirketin, davacı kurumla aralarındaki sözleşmenin sona erdiği tarihten itibaren TSE logolu ürün imal etmediğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davalı şirketin ürettiği monometrelerin üzerinde TSE markasını kullanarak, 556 sayılı KHK kapsamında davacı markasına tecavüz ederek haksız rekabette bulunduğu, maddi tazminat isteminin yerinde olduğu, manevi tazminat istemi yönünden ise BK'nun 49. maddesi göz önünde bulundurularak elde edilen ürün adedi, ihlal edilen hakkın niteliği, davacı markasının önemi ve markaya duyulan güven kapsamında değerlendirme yapıldığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile davalının, TSE marka ve logosunu haksız ve hukuka aykırı kullanımının markaya tecavüz oluşturduğunun tespit ve men'ine, 5.900 TL maddi ve 5.000 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline dair verilen karar davacı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 15.10.2012 tarihli kararı ile onanmıştır.
Davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur. Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.