Esas No
E. 2013/6467
Karar No
K. 2013/23951
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
İş Hukuku

9. Hukuk Dairesi         2013/6467 E.  ,  2013/23951 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK (İŞ) MAHKEMESİ

DAVA: Davacı, izin ücreti alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.

Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.

Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I A) Davacı İsteminin Özeti: Davacı, izin ücretinin ödenmediğini ileri sürerek izin ücreti alacağını istemiştir. B) Davalı Cevabının Özeti: Davalı, davacının haksız olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti: Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, izin ücreti talebinin kabulüne karar verilmiştir.

D) Temyiz: Kararı taraflar temyiz etmiştir. E) Gerekçe: Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacının yıllık ücretli izin süresinin ve bu bağlamda izin ücreti miktarının doğru olarak tespit edilip edilmediği noktasında toplanmaktadır. Dosyadaki bilgi ve belgelerin incelenmesinde; ... kayıtlarından, davacının 13/10/1997 – 08/02/2008 tarihleri arasında 10 yıl 3 ay 25 gün süreyle davalıya ait işyerinde çalıştığı anlaşılmıştır. İş akdi işveren tarafından 08/02/2008 tarihinde feshedilmiştir. Davacı, iş akdinin feshedildiği tarihte şube müdürü olarak görev yapmaktadır.

İşveren tarafından dosyaya sunulan davacıya ait işyeri özlük dosyası içinde bulunan 04/01/2007 tarihli yazıda, davacının şube müdürlüğüne terfi ettirildiği, görev seviyesinin 25/12/2006 tarihinden itibaren geçerli olduğu, yükselme zammının ise 01/01/2007 tarihinden itibaren geçerli olduğu belirtilmiştir.

Davacının üyesi bulunduğu sendika ile davalı işyeri arasında imzalanan toplu iş sözleşmesinin 13 üncü maddesinde, 01/01/1996 tarihinden sonra davalıya ait işyerinde çalışmaya başlayan personel için izin süresinin, 1 yıldan 5 yıla kadar kıdemi olan işçiler için 18 gün olduğu, 5 yıldan fazla 15 yıldan az kıdemi olan olan işçiler için ise 24 gün olduğu belirtilmiştir. Davacının üyesi bulunduğu sendika ile davalı işyeri arasında imzalanan toplu iş sözleşmesinin 5 inci maddesinde, şube müdürlerinin toplu iş sözleşmesi hükümlerinden yararlanmayacağı belirtilmiştir.

Davacı iş akdinin feshinden sonra işe iade davası açmıştır. Mahkemece işe iade talebi kabul edilmiştir. Temyiz incelemesi sonucunda işe iade kararı 15/12/2008 tarihinde kesinleşmiştir. Yargıtay kararı 26/01/2009 tarihinde davacıya tebliğ edilmiştir. Davacı noterden keşide ettiği 28/01/2009 tarihli ihtar ile işverenden işe başlatılması talebinde bulunmuştur. Bu ihtar işverene 30/01/2009 tarihinde tebliğ edilmiştir. İşveren noterden keşide ettiği 16/02/2009 tarihli cevabi ihtar ile davacının işe başlatılması yönündeki talebini reddetmiştir.

Hükme esas alınan bilirkişi raporunda, davacının 13/10/1997 – 08/02/2008 tarihleri arasında 10 yıl 3 ay 25 gün süreyle davalıya ait işyerinde çalıştığı, iş akdinin işveren tarafından 08/02/2008 tarihinde feshedildiği, izin ücretinin hesabında nazara alınan ücretin işveren tarafından dosyaya sunulan ve davacının imzasını havi 2008 yılı Ocak ayı bordrosuna göre belirlendiği, bu bordroya göre davacının izin ücretine esas çıplak brüt ücretinin 3.510 TL olduğu, davacının kıdemine göre ve toplu iş sözleşmesi hükümleri uyarınca 210 günlük yıllık ücretli izne hak kazandığı, davacının hak kazandığı izinlerinden 156 gününü kullandığı geriye 54 günlük izninin kaldığı bu kalan iznin işveren tarafından davacıya kullandırılmadığı gibi ücretinin de ödenmediği belirtilmiştir.

Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda her ne kadar izin ücretinin hesabında nazara alınan ücretin işveren tarafından dosyaya sunulan ve davacının imzasını havi 2008 yılı Ocak ayı bordrosuna göre belirlendiği, bu bordroya göre davacının izin ücretine esas çıplak brüt ücretinin 3.510 TL olduğu belirtilmişse de yukarıda yapılan tespitlerden de anlaşılacağı üzere iş akdi işveren tarafından 08/02/2008 tarihinde feshedilmiştir. Davacı iş akdinin feshinden sonra işe iade davası açmıştır. Mahkemece işe iade talebi kabul edilmiştir. Temyiz incelemesi sonucunda işe iade kararı 15/12/2008 tarihinde kesinleşmiştir. Yargıtay kararı 26/01/2009 tarihinde davacıya tebliğ edilmiştir. Davacı noterden keşide ettiği 28/01/2009 tarihli ihtar ile işverenden işe başlatılması talebinde bulunmuştur. Bu ihtar işverene 30/01/2009 tarihinde tebliğ edilmiştir. İşveren noterden keşide ettiği 16/02/2009 tarihli cevabi ihtar ile davacının işe başlatılması yönündeki talebini reddetmiştir. Buna göre izin ücretinin hesabında 2008 yılı Ocak ayına ait ücretin esas alınması hatalıdır. İzin ücretinin hesabında esas alınacak ücret miktarı işverenin, davacının işe başlatılması yönündeki talebini reddettiği ihtarın keşide edildiği tarih olan 16/02/2009 tarihi esas alınarak belirlenmelidir.

Ayrıca, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda her ne kadar davacının kıdemine göre ve toplu iş sözleşmesi hükümleri uyarınca 210 günlük yıllık ücretli izne hak kazandığı belirtilmiş ise de davacının hak kazandığı izin gün sayısı hatalı hesaplanmıştır. Bir başka anlatımla davacı 210 günlük izne hak kazanmamıştır.Zira; ... kayıtlarından, davacının 13/10/1997 – 08/02/2008 tarihleri arasında 10 yıl 3 ay 25 gün süreyle davalıya ait işyerinde çalıştığı anlaşılmıştır. İş akdi işveren tarafından 08/02/2008 tarihinde feshedilmiştir. Davacı, iş akdinin feshedildiği tarihte şube müdürü olarak görev yapmaktadır.

İşveren tarafından dosyaya sunulan davacıya ait işyeri özlük dosyası içinde bulunan 04/01/2007 tarihli yazıda, davacının şube müdürlüğüne terfi ettirildiği, görev seviyesinin 25/12/2006 tarihinden itibaren geçerli olduğu, yükselme zammının ise 01/01/2007 tarihinden itibaren geçerli olduğu belirtilmiştir.

Davacının üyesi bulunduğu sendika ile davalı işyeri arasında imzalanan toplu iş sözleşmesinin 13 üncü maddesinde, 01/01/1996 tarihinden sonra davalıya ait işyerinde çalışmaya başlayan personel için izin süresinin, 1 yıldan 5 yıla kadar kıdemi olan işçiler için 18 gün olduğu, 5 yıldan fazla 15 yıldan az kıdemi olan olan işçiler için ise 24 gün olduğu belirtilmiştir. Davacının üyesi bulunduğu sendika ile davalı işyeri arasında imzalanan toplu iş sözleşmesinin 5 inci maddesinde, şube müdürlerinin toplu iş sözleşmesi hükümlerinden yararlanmayacağı belirtilmiştir.

Yapılan bu tespitlere göre davacı, 13/10/1997 – 25/12/2006 tarihleri arasında 9 yıl 2 ay 12 gün süreyle davalıya ait işyerinde toplu iş sözleşmesi hükümlerinden yararlanan bir işçi olarak çalışmıştır. Bu dönem için hak kazanılan izin gün sayısı toplu iş sözleşmesi hükümleri nazara alınarak belirlenmelidir.

Davacının, 01/01/2007 – 08/02/2008 tarihleri arasında ise 1 yıl 1 ay 7 gün süreyle şube müdürü olarak görev yaptığı, toplu iş sözleşmesinin 5 inci maddesi gereğince bu dönem çalışması açısından davacının toplu iş sözleşmesi hükümlerinden yararlanamayacağı, bu dönem çalışması için hak kazandığı izin gün sayısının 4857 sayılı İş Kanunu hükümlerine göre belirlenmesi gerektiği anlaşılmıştır. Bu açıklamalara göre hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacının hak kazandığı izin gün sayısı hatalı hesaplanmış olup bu rapora itibarla hüküm kurulması da hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir. F) Sonuç: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 25/09/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
BOZULMASINA YARGITAYKARARI HUKUK İş Hukuku 4857 sayılı İş Kanunu
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog