9. Hukuk Dairesi
9. Hukuk Dairesi 2011/41821 E. , 2013/29449 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK (İŞ) MAHKEMESİ
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I A)Davacı İsteminin Özeti:
Davacı, davalı kuruma ait iş yerinde 05.09.1983 yılından itibaren daimi işçi olarak çalıştığını, 15.09.2005 tarihinde emeklilik nedeniyle işyerinden ayrıldığını, işyerinde örgütlü TİS'ne taraf işçi sendikası üyesi olduğunu, 2001 yılının yaz sezonuna kadar 24 saat çalışıp 48 saat dinlenme düzeninde çalıştığını, 2001 yılı yaz sezonundan itibaren ise 24 saat çalışma 24 saat dinlenme şekline döndürüldüğünü ve işyerinden ayrıldığı tarihe kadar bu düzende çalıştığını, 10.05.2004 tarihinde geçici görevle davalı işverene ait Milas vergisiz satışlar Mağaza Amirliğine gönderildiğini, 12.11.2004 tarihine kadar Milas'ta çalıştığını, buradaki çalışmasının da aynı düzende devam ettiğini, geçici görevlendirme sonucu ödenmesi gereken harcırahın da ödenmediğini, yaptığı işin niteliği gereğince hafta tatili ve genel tatil günlerinde de çalıştırıldığını, fazla çalışmalarının ödemesinin yapılmadığını, aylık izin ücretlerinin de ödenmediğini, açıklanan nedenlerle 25.000,00 TL fazla mesai ücreti, 1.200,00 TL bayram ve genel tatil ücreti, 6.000,00 TL hafta tatili zamlı ücreti, 200,00 TL yıllık izin ücreti, 200,00 TL harcırah olmak üzere toplam 32.600,00 TL nin davalıdan alınarak ödenmesini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı, davacının taleplerin zamanaşımına uğradığını, davacının çalıştığı işyerinde 08.00 de işbaşı yapıldığını ve normal çalışmanın 7,5 saat sürdüğünü, davacının 24 saat çalışıp 48 saat dinlenme şeklinde bir çalışmasının bulunmadığını, ayrıca davacının yaptığı fazla çalışmaların karşılığının ödendiğini, davacının hafta tatili günlerinde izin kullandığını, genel tatil günlerinde ise çalışmadığını, davacıya iş akdinin feshinde tüm alacaklarının ödendiğini, davacıya kullanmadığı izin ücreti karşılığı 1.088,10 TL'nin ödendiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti: Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davacının 1989 yılında davalı işveren nezdinde çalışmaya başladığı ve 2006 yılının Mart ayında 657 sayılı kanunun 4/c maddesinden faydalanmak için işyerinden ayrıldığı gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. D) Temyiz: Kararı davacı vekili ve davalı vekili yasal süresi içinde temyiz etmiştir. E) Gerekçe:
1.Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, tarafların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2.Mahkemece davacı işçinin fazla çalışma ücreti ile ulusal bayram- genel tatil ücreti isteklerinin kabulüne karar verilmiş, ancak hakkaniyet indirimi yapılmamıştır.
Fazla çalışmaların uzun bir süre için hesaplanması ve miktarın yüksek çıkması halinde Yargıtay’ca son yıllarda hakkaniyet indirimi yapılması gerektiği istikrarlı uygulama halini almıştır (Yargıtay 9.HD. 11.2.2010 gün 2008/17722 E, 2010/3192 K; Yargıtay, 9.HD. 18.7.2008 gün 2007/25857 E, 2008/20636 K.). Ancak fazla çalışmanın tanık anlatımları yerine yazılı belgelere ve işveren kayıtlarına dayanması durumunda böyle bir indirime gidilmemektedir.
Dairemizin önceki kararlarında; fazla çalışma ücretlerinden yapılan indirim, kabul edilen fazla çalışma süresinden indirim olmakla, davalı tarafın kendisini avukatla temsil ettirmesi durumunda reddedilen kısım için davalı yararına avukatlık ücretine hükmedilmesi gerektiği kabul edilmekteydi (Yargıtay 9.HD. 11.02.2010 gün 2008/17722 E, 2010/3192 K.). Ancak, işçinin davasını açtığı veya ıslah yoluyla dava konusunu arttırdığı aşamada, mahkemece ne miktarda indirim yapılacağı işçi tarafından bilenemeyeceğinden, Dairemizce 2011 yılı itibarıyla maktu ve nispi vekâlet ücretlerinin yüksek oluşu da dikkate alınarak konunun yeniden ve etraflıca değerlendirilmesine gidilmiş, bu tür indirimden kaynaklanan ret sebebiyle davalı yararına avukatlık ücretine karar verilmesinin adaletsizliğe yol açtığı sonucuna varılmıştır. Özellikle seri davalarda indirim sebebiyle kısmen reddine karar verilen az bir miktar için dahi her bir dosyada zaman zaman işçinin alacak miktarını da aşan maktu avukatlık ücretleri ödetilmesi durumu ortaya çıkmaktadır. Yine daha önceki kararlarımızda, yukarıda değinildiği üzere fazla çalışma alacağından yapılan indirim sebebiyle ret vekâlet ücretine hükmedilmekle birlikte, Borçlar Kanununun 161/son, 325/son, 43 ve 44 üncü maddelerine göre, yine 5953 sayılı Yasada öngörülen yüzde beş fazla ödemelerden yapılan indirim sebebiyle reddine karar verilen miktar için avukatlık ücretine hükmedilmemekteydi. Bu durum uygulamada hakkaniyete aykırı sonuçlara neden olduğundan ve konuyla ilgili olarak Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinde de herhangi bir kurala yer verilmediğinden, Dairemizce eski görüşümüzden dönülmüş ve fazla çalışma alacağından yapılan indirim nedeniyle reddine karar verilen miktar bakımından, kendisini vekille temsil ettiren davalı yararına avukatlık ücretine hükmedilemeyeceği kabul edilmiştir. Somut olayda; fazla mesai ücreti ile ulusal bayram-genel tatil ücretleri tanık beyanlarına göre hesaplandığından, mahkemece hakkın özünü etkilemeyecek şekilde makul oranda hakkaniyet indirimi yapılmaması hatalıdır.
3.Davacı vekilinin; dava dilekçesinde fazla mesai ücreti ile ulusal bayram – genel tatil ücreti için en yüksek mevduat faizi talep etmesine, bu alacaklara 4857 sayılı İş Kanunu'nun 34. Maddesinde belirtilen faizin yürütülmesinin gerekmesine rağmen, mahkemece yasal faize hükmedilmesi hatalıdır. F) Sonuç: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 18.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.