Esas No
E. 2012/7023
Karar No
K. 2013/6539
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Borçlar Hukuku

11. Hukuk Dairesi         2012/7023 E.  ,  2013/6539 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada ... . Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 22.03.2012 tarih ve 2010/107-2012/59 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkili ile davalı şirket arasında yapılan görüşmeler neticesinde, müvekkilince sözleşme gönderilmek suretiyle icapta bulunulduğunu, davalı şirketin de icabı kabul ederek, müvekkilince program yüklenilmesine onay verdiğini, bu kapsamda müvekkilinin davalıya ait hastanede kullanılmak üzere ... ... adlı programı 50 kullanıcılı olarak kurduğunu, eğitim ve cihaz entegrasyonlarının tamamlanıp sistemin sorunsuz işletilmeye başladığını, yine davalıya ait hastanenin laboratuarındaki cihaz entegrasyonları ile talep edilen ekstra işler de yerine getirdiğini, ancak davalı tarafından sözleşmenin 15. maddesinde belirtilen lisans bedelinin ödenmediğini, davalı tarafa gönderilen ihtarnameye cevaben davalı tarafca keşide edilen ihtarnamede, davalı tarafın programın deneme süresi içinde yetersiz kalması nedeniyle deneme bedeli olarak 2.000,00 USD ödenebileceğini bildirdiğini, oysa ki sözleşmenin 15/2. maddesi uyarınca 6 aylık sürenin bitiş tarihine kadar davalı tarafca yazılı olarak aksi belirtilmediği sürece sözleşme gereği hak edilen tüm alacakların müvekkiline nakit olarak ödenmesinin öngörüldüğünü ileri sürerek, şimdilik 6.000,00 USD'nin ihtarnamenin tebliğinden itibaren yıllık %10 döviz faiziyle tahsilini talep ve dava etmiş, ıslah dilekçesiyle talebini 20.000,00 USD'ye çıkartmıştır.

Davalı vekili, davacı taraf ile müvekkili arasında yapılan şifai görüşmeler neticesinde, müvekkiline ait hastaneye dava konusu bilgisayar programının kurulduğunu, programın deneme süresinin 6 ay olarak belirlendiğini, ilgili sürenin sözleşmeye hazırlık safhası olup, bu sürenin sözleşmeye bağlanmadan önce bilgisayar programının hastanenin ihtiyaçlarını karşılayıp karşılamadığını tartmak için belirlendiğini, anılan bilgisayar programı ihtiyacı karşılamadığı ve yetersiz kaldığı için kararlaştırılan süre sonunda hastane bilgisayarından kaldırılarak, davacı şirketle sözleşme yapılmadığını, taraflar arasında her iki tarafın imzalarını taşıyan esaslı unsurları içeren bir sözleşme bulunmaması nedeniyle davacı tarafın lisans bedeli talep edemeyeceğini, dava dilekçesinde sözü edilen sözleşmenin imza altına alınmamış olması nedeniyle hüküm doğurmayacağını ve delil sayılamayacağını savunarak, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, taraflar arasında 6 aylık deneme süresi sonunda bir lisans ilişkisi kurulamadığı, davalının lisans ilişkisi kurulmuş gibi tüm yazılım bedelinden sorumlu tutulamayacağı, şu hâle göre davalının borcunun deneme süresi içerisindeki kullanımın karşılığı olacağı, bu bedelin taraflar arasında net bir şekilde kararlaştırılmadığı, ancak davacının davanın başından bu yana bedelin 01.03.2009 günlü kendisinin hazırladığı sözleşme metninde yazan rakamlar olduğunu iddia ettiği, bundan anlaşılması gerekenin davacının yazılımının rayicinin 6 aylık deneme süresi için anılan metinde yazılan rakam olduğu, davacının kendi rayicini bu şekilde belirlemiş bulunduğu, bu rakamın hem mahkemeyi hem de kendisini bağlayacağı, bu hukukî kabul karşısında bilirkişi raporlarındaki rakamların kabulünün olanaksız olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 5.850,00 USD alacağın 25.09.2009 tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanun'un 4/a maddesi uyarınca, devlet bankalarının USD parasıyla açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı üzerinden işleyecek temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 03,15 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 02.04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
ONANMASINA YARGITAYKARARI HUKUK Borçlar Hukuku 3095 sayılı Kanun
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog