Sanık ...'ın, mahkumiyetine ilişkin 31.10.2006 gün ve 2006/157 Esas, 2006/620 Karar sayılı hüküm temyiz edilmeksizin kesinleştiğinden hükümlü sıfatını aldığı, diğer sanık ...’nin müdafii tarafından süresinde yapılan temyiz nedeniyle adı geçen sanık yönünden hükmün henüz kesinleşmediği ve hükümlü ... yönünden farklı bir yargılama usulü olan uyarlama yargılamasının yapılması gerektiği, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 18.09.2007 gün 125-186 sayılı kararında da açıklandığı üzere, sanık ile hükümlünün bir arada yargılanamayacağı gözetilmeden, hükümlü ...'ın da sanık olarak kabulüyle yargılamaya devam olunarak yeniden mahkûmiyet hükmü kurulması yok hükmünde olup, yok hükmündeki kararın temyiz olanağı bulunmadığından hükümlü ... müdafiinin vaki temyiz istemi ile diğer sanık ... hakkında 5271 Sayılı CMK.nun 231/5 maddesi gereğince “hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına” karar verilmiş olup, aynı yasanın 231/12 maddesi gereğince, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı temyiz yasa yoluna tabi olmayıp, itiraza tabi olduğundan, adı geçen sanık ...'nin vaki temyiz isteminin 5320 Sayılı Yasanın 8/1 maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK.nun 317. maddesi uyarınca ayrı ayrı REDDİNE, 5271 Sayılı CMK.nun 264.maddesi gereğince sanık ...'nin temyiz dilekçesinin, itiraz dilekçesi olarak kabulüyle merciince incelenmek üzere dosyanın mahalline iade edilmek üzere Yargıtay C.Başsavcılığına TEVDİİNE, 02.05.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.