11. Hukuk Dairesi
11. Hukuk Dairesi 2012/9997 E. , 2013/9185 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ:TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
3.Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 15/05/2012 tarih ve 2011/761-2012/126 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:Davacı vekili, keşidecisi ...olan çekleri müvekkilinin alacağına karşılık alırken davalı bankadan hesabı ve keşideciyi denetlediğini, çeklerin gününde ödenmemesi üzerine yapılan araştırmada çek hesabı sahibinin hayali bir kişi olduğunun belirlendiğini, bankanın gereken özeni göstermemesi nedeniyle meydana gelen zararın yarısından sorumlu olduğunu ileri sürerek, 3.750.000.000 TL'nın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin çek hesabı oluştururken gereken özeni gösterdiğini ancak davacının basiretli bir tacir gibi davranmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, alınan bilirkişi raporuna göre davacının %40, davalı bankanın %60 oranında kusurlu olduğu gerekçesiyle, ıslahla arttırılan miktar üzerinden 4.500 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1.Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2.Öte yandan, dava dilekçesinde 3.750 TL maddi zararın tahsili istenilmiş olup, mahkemece kurulan ilk hükmün Dairemizce bozulmasından sonra dava ıslah edilerek 4.500 TL maddi zarar talep olunmuştur. Ancak, 04/02/1948 tarihli 10/3 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca bozmadan sonra ıslah yapılması mümkün değildir. Bu durumda mahkemece, davacı vekili tarafından bozma sonrası yargılama aşamasında ıslah edilen ve davalı tarafça da muvafakat edilmeyen ıslaha konu miktar için ıslah talebinin reddi gerekirken anılan içtihadı birleştirme kararına aykırı olarak ıslah ile artırılan miktarın da hüküm altına alınması doğru görülmemiştir.