10. Hukuk Dairesi 2012/8917 E. , 2013/6797 K.
"İçtihat Metni"Mahkemesi :Asliye Hukuk(İş) Mahkemesi
Dava, iş kazası geçirerek yaralanan sigortalıya sarfolunan giderlerin tahsili istemine ilişkindir. Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde davanın kısmen kabulüne karar vermiştir. Hükmün, davacı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. 5510 sayılı yasanın yürürlüğü öncesi gerçekleşen iş kazalarından kaynaklanan rücuen tazminat davalarında, geçmişe yürürlüğe olanak veren bir düzenleme bulunmadığı gözetildiğinde davanın yasal dayanağı 506 sayılı Yasanın 26. ve 87. maddeleridir. Mahkeme tarafından, davanın davalı ... yönünden kabulüne, diğer davalı ... yönünden ise, inşaat sahibi ve işveren vekili olmadığı gerekçesiyle reddine karar verilmiştir.
Dava müşterek müteselsil sorumluluk esaslarına göre açılmıştır. Borçlar Kanununun 50 ve 51. maddelerine göre birden fazla kişinin bir zararın oluşumuna sebebiyet vermeleri ile muhtelif sebeplerden dolayı aynı zarardan birden fazla kişinin sorumlu tutulmalarını gerektirir durumlarda, zarar verenlerden her birinden zararın tazminini talep hakkı vardır. Teselsüle dayalı davalarda, kurum sigortalı ya da hak sahiplerine yaptığı ... sigorta yardımlarının tümünün tazminini, bütün sorumlulardan birlikte veya her birinden ayrı ayrı ya da sadece birinden istemek hakkına sahiptir. Tazmin sorumlularından her biri, Kuruma karşı zararın tamamından müteselsilen, fakat birbirlerine karşı kendi kusurları oranında sorumludur.
Mahkemece, iş kazası neticesinde sorumluların yargılandığı ... ... Ceza Mahkemesinin 2003/234 Esas, 2004/46 Karar sayılı dosya içeriği gereği, söz konusu inşaatın sahibi olmayan ve kendi adına bağımsız demir doğrama işi yapan davalı ...’e inşaatın demir doğrama işini veren kişi olduğu iddia edilen davalı ...’nın işveren vekili olup olmadığının yeterince araştırılıp irdelenmemesi, işveren vekili olduğunun tespit edilmesi halinde bu sıfatla olaydaki kusur durumunun tespiti yoluna gidilmemesi, kusur tespiti sonucuna göre de, davanın teselsüle göre açılmış olduğu gözetilerek, kurum zararının davalıların kusuruna isabet eden kısmının, bu davada asıl işveren ve işveren vekili sıfatını taşıyan davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. Mahkemece, açıklanan bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin, yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. 0 halde, davacı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.