Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm sanık müdafii ile katılan Bakanlık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelendi. Sanık müdafiin duruşma talebinin temyiz süresinden sonra olduğu anlaşılmakla, hükmedilen ceza miktarları nazara alındığında duruşmalı inceleme talebinin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK'nın 318. maddesi uyarınca reddiyle, incelemenin duruşmasız yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü: Sanığın mağdure ...’ya ve mağdure ...’a karşı ayrı ayrı kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından kurulan hükümlerin incelenmesinde; Hükmedilen cezanın miktar ve türü gözetildiğinde, 5271 sayılı CMK'nın 286/2-a. maddesi uyarınca, ilk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adli para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair Bölge Adliye Mahkemesi kararlarının temyizi mümkün olmadığından, sanık müdafii ile katılan Bakanlık vekilinin anılan hükme ilişkin temyiz istemlerinin aynı Kanunun 298. maddesi uyarınca REDDİNE, Sanığın mağdure ...’ya karşı çocuğun cinsel istismarı suçundan kurulan hükmün incelenmesine gelince; Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, ilk derece mahkemesinin soruşturma ve kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdiri ile anılan hükme ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararı nazara alındığında yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak; Olay günü sanığın aracına aldığı mağdurenin bacağına cinsel amaçla dokunduğu, mağdurenin ağlaması ve araçtan inmek istemesi ile eylemine son verdiği, eyleminin kesintili ve devamlılık arz etmediği tüm dosya içeriğinden anlaşılmakla; 6763 sayılı Kanunla getirilen düzenlemeler de nazara alındığında eyleminin sarkıntılık düzeyinde kaldığı gözetilerek, ilk derece mahkemesince 5237 sayılı TCK'nın 103/1-c.2. maddesine göre cezalandırılması yerine suç vasfının tayininde yanılgıya düşülerek aynı Kanunun 103/1-c.1. maddesi ile uygulama yapılması karşısında hükmün bozulması gerekirken, yazılı şekilde anılan hükme yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi, Kanuna aykırı, sanık müdafii ile katılan Bakanlık vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin 27.03.2018 gün ve 2018/954 Esas, 2018/511 Karar sayılı istinaf başvurusunun esastan reddine yönelik hükmünün 5271 sayılı CMK'nın 302/2-4. madde ve fıkrası gereğince BOZULMASINA, 15.10.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Devam etmek için kayıt olun

Ücretsiz hakkınızı kullandınız.

Kayıtlı kullanıcılar günde 3 arama yapabilir ve 30 belgeye kadar görüntüleyebilir.

Ücretsiz Kayıt Ol Giriş Yap
Karar Etiketleri
15.10.2018 BOZULMASINA YARGITAYKARARI CEZA Ceza Hukuku - Cinsel Suçlar 5320 sayılı Kanun 5271 sayılı CMK'nın 286/2-a. maddesi uyarınca, ilk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adli para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair Bölge Adliye Mahkemesi kararlarının temyizi mümkün olmadığından, sanık müdafii ile katılan Bakanlık vekilinin anılan hükme ilişkin temyiz istemlerinin aynı Kanunu 6763 sayılı Kanunla getirilen düzenlemeler de nazara alındığında eyleminin sarkıntılık düzeyinde kaldığı gözetilerek, ilk derece mahkemesince 5237 sayılı TCK'nın 103/1-c.2. maddesine göre cezalandırılması yerine suç vasfının tayininde yanılgıya düşülerek aynı Kanunu 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu K5320 md.8/1 K1412 md.318 TCK md.103/1 K5271 md.298 K6763 md.2 CMK md.286/2 K5271 md.4 CMK md.302/2