2. Hukuk Dairesi 2018/5501 E. , 2018/10183 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-davalı erkek tarafından her iki boşanma davası ile ziynet alacağı davası yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1.Davalı-davacı kadının karar tarihinden sonra henüz boşanma hükmü kesinleşmeden 10.03.2017 tarihinde vefat ettiği anlaşılmaktadır. ......... sona erdiğinden her iki boşanma davasının da konusu kalmamıştır. Bu sebeple her iki boşanma davası yönünden karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmek üzere hükmün bozulması gerekmiştir.
2.)Davacı-davalı erkeğin ziynet alacağına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
Ziynet alacağının bir kısmının dava edilmiş olması halinde temyiz (kesinlik) sınırının saptanmasında alacağın tamamının gözetilmesi; tümü dava konusu yapılan bir alacağın kısmen kabulünde ise temyiz (kesinlik) sınırının belirlenmesinde kabul ve reddedilen miktarların esas alınması, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun Geçici 3. maddesi delaletiyle, 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 427’nci maddesi hükmü gereğidir. 2015 yılı için 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 427’nci maddesindeki temyiz (kesinlik) sınırını 2.080,00 TL. olarak değiştirmiştir. Somut olayda, dava konusu yapılan ziynet alacağında kabulüne karar verilen tutarın 1.940,00 TL olması karşısında, temyize konu edilen tutar yukarıda değinilen temyiz (kesinlik) sınırının altında bulunduğundan, anılan karara karşı temyiz yoluna başvurulması mümkün değildir. Ziynet alacağına ilişkin davacı-davalı erkeğin temyiz dilekçesinin kesinlik sınırında olması nedeniyle reddine, karar vermek gerekmiştir.