11. Hukuk Dairesi
11. Hukuk Dairesi 2012/4085 E. , 2013/3954 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 30.11.2011 tarih ve 2008/286-2011/449 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı şirket ve davalılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin yetkili müdürü ...'ın, .../03/2008 tarihine kadar ...Otomotiv Oto Döşeme ünvanlı şahıs şirketinin sahibi olduğunu, bu tarihten sonra davalıların ortakları olduğu ... Tic. Ltd. Şti. ile birleşme kararı alındığını ve şirket adının da ... Oto ... Tic. Ltd. Şti olarak değiştirildiğini, şirketin sermayesinin 16.000 TL'den 300.000,00 TL'ye, pay adetinin de 640'dan 12.000'e çıkarıldığını, toplam 12.000 adet payın 4.000 payın ..., 4.000 adet payın ... Usta, ....000 adet payın ... ve 2000 adet payın ... adına tescil edildiğini, şirket adının da ... ... San.ve Tic. Ltd. Şti. olarak değiştirildiğini ancak bir müddet sonra davalıların hisselerini diğer ortaklar Şevki ve ...'a devrettiklerini ve şirketin kullanımında olan ... ... Sitesi 50. Cadde, No:51 ve No:53 adresindeki iki dükkan arasına duvar çekme sureti ile 53 nolu dükkanı kullanmaya başladıklarını, ancak şirkete ait malları devretmekten imtina ettiklerini ileri sürerek davalıların haksız olarak el koyduğu şirket malların bedeli olan 50.487,84 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, müvekkillerinden ...'ye husumet yönetilmesinin mümkün olmadığını, iş yerinin ... adına kayıtlı olduğunu ve dükkandaki malların da ...'e ait olduğunu, davacı şirketin geçmiş ticari ilişkiler sebebiyle müvekkillerine borçlu olduğunu, davacı şirket ile davalı müvekkilleri arasında varılan mutabakat sonucu oto aksesuarı bölümünün tüm aktif ve pasifleri ile müvekkillerine bırakıldığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirikişi raporu ve tüm dosya kapsamı uyarınca, davacı tarafından faturaya bağlanmış ve bilirkişi kurulunun raporunun 9/1a kısmında belirtilen ve nitelikleri ayrıntıları ile gösterilmiş 9.111,73 TL bedelli mallar açısından, malların faturalı ve belgeli olması nedeniyle mülkiyetinin davacıya ait olduğu, 41.270,05 TL tutarındaki mallar açısından ise davacının herhangi bir belgesi olmadığı, ispat külfetinin davacıda olduğu, yemin delilinin hatırlatılarak davacının yemin deliline dayanması üzerine davalıların ayrı ayrı usulüne uygun olarak malların kendilerine ait olduğu ve davacının mallar üzerinde herhangi bir hakkının bulunmadığını yönünde yemin eda ettikleri gerekçesiyle 9.111,73 TL tutarındaki malzemelerin bedeli açısından davanın kabulü ile fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı şirket ve davalılar vekili temyiz etmiştir.
1.Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalılar vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir. ...- Dava, davacı şirkete ait olduğu iddia edilen mallara davalılarca haksız olarak el konulduğu iddasına dayalı olarak açılan alacak davasıdır. Mahkemece, dava konusu malların mülkiyetinin davacı şirkete ait olduğunun davacı yanca ispat edilmesi gerektiği belirtilmiş ise de, davalıların cevap dilekçeleri ve yargılama sırasındaki beyanlarında davacı şirketin diğer ortakları ile aralarında mutabakat imzalandığı, buna göre işyerinin oto aksesuarı bölümünün davalılara, döşeme ile ilgili kısmının ise davacı şirketin diğer ortaklarına bırakılması gerektiğinin kararlaştırıldığı ifade edildiğine göre, davalıların elinde bulundurdukları menkullerin kendilerine ait olduğu, haklı olarak elde bulundurdukları yönündeki ispat külfetinin davalılara düştüğü gözden kaçırılarak yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, hükmün davacı yararına bozulması gerekmiştir.