2. Hukuk Dairesi
2. Hukuk Dairesi 2017/3492 E. , 2018/9912 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Ziynet Alacağı
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı kadın tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı kadın, dava dilekçesinde ziynet eşyalarının aynen iadesini, bu mümkün olmazsa bedelinin ödenmesini talep etmiştir.
Tefhim edilen kısa kararda ve hükümde "ziynet alacağı davasının kısmen kabulüyle 13.679,42 TL ziynet bedelinin davalı erkekten alınarak davacı kadına verilmesine" karar verilmiştir.
Mahkemece davacı kadının ziynet eşyalarına yönelik, öncelikli yapılan aynen iade talebi hakkında bu husus tartışılmaksızın bedele hükmedilmesi doğru olmadığı gibi hüküm altına alınan ziynetlerin nelerden ibaret olduğu, cins, nitelik, ağırlık ve ayrı ayrı bedelleri hüküm fıkrasında gösterilmeyerek, bilirkişi raporuna atıf yapılmak suretiyle, infazda tereddüt oluşturacak şekilde hüküm kurulmuştur.
Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 297. maddesinin (2.) fıkrasında; hükmün sonuç kısmında gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerektiği, aynı Kanunun 298. maddesinin (12.) fıkrasında da, gerekçeli kararın, tefhim edilen hükme aykırı olamayacağı hükme bağlanmıştır. Gerek tefhim edilen ve zabıtla belirlenen kararda, gerekse buna uygun düzenlenmesi zorunlu gerekçeli kararda hüküm altına alman eşyanın cins, nitelik, miktar ve değerlerinin ayrı ayrı gösterilmesi ve taraflara yüklenen borç ile tanınan hakkın infazda güçlük çıkarmayacak biçimde belirtilmesi gerekir. Bu yön gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve kanuna aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.