Esas No
E. 2016/14346
Karar No
K. 2018/5678
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Genel Hukuk

11. Hukuk Dairesi         2016/14346 E.  ,  2018/5678 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :... VE ... HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada ... 2. ... ve ... Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 04.05.2016 tarih ve 2015/275-2016/134 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davacı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkilinin "...” ibareli seri markalarının olduğunu, davalının "... Ve ...+Şekil" ibareli marka tescil başvurusunda bulunduğunu, başvuruya yaptıkları itirazın nihai olarak reddedildiğini ileri sürerek ... kararının iptali ile markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı ..., davaya cevap vermemiştir. Davalı ... vekili, anılan kararın hukuka uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

Mahkemece tüm dosya kapsamına göre; tescilli bir marka ile başvuru konusu işaret arasında iltibasa sebebiyet verebilecek derecede görsel, sescil ve anlamsal benzerlik olup olmadığının tespitinde her iki işaretin ayırt edici ve baskın unsurları nazara alınarak münferit unsurlardan ziyade bütünü itibariyle bıraktıkları izlenimin nazara alınması gerektiği, taraf markalarını ortalama tüketicinin karıştırma ihtimalinin olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

Dava, ... ... kararının iptali ile marka hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir. Mahkemece taraf markalarının benzer olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmişse de, davacının itiraza gerekçe 2004/38194, 2004/38218 ve 2004/39302 sayılı seri markalarının tescil kapsamında bulunan malların davalı tarafın marka başvurusunun da kapsamında bulunduğu, “...” ibaresinin her iki markanın da asıl ve ayırt edici unsuru olduğu, tescil kapsamında bulunan malların ortalama tüketici kitlesinin genel özellikleri dikkate alındığında 556 sayılı KHK’nın 8/1-b maddesi kapsamında karıştırma ihtimalinin bulunduğu, ayrıca davalı başvurusunun davacının seri markalarına sızma niteliğinin de olduğu gözetilerek hüküm kurulması gerekirken, yanılgılı değerlendirmelerle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 25.09.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
BOZULMASINA YARGITAYKARARI HUKUK Genel Hukuk
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.