10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Davalı ... A.Ş vekili cevap dilekçesi ile; aleyhine açılan davayı kabul etmediklerini, poliçe dahilinde manevi tazminat taleplerinin teminat kapsamı dışında olduğunu, davacılar vekilinin davalı şirket açısından maddi tazminat talebi yönünden kabul anlamına gelmemek kaydı ile bir an için dava konusu talep ile sorumlu olduğu düşünülse dahi davalı şirketin sorumluğunun kusur oranında ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, bu sebeple sebepsiz zenginleşmeye mahal vermemek amacıyla öncelikle kusur oranlarının belirlenmesi sonrasında da Hazine Müsteşarlığına kayıtlı bir sigorta aktüerine destekten yoksun kalma maddi tazminat hesabının yaptırılması gerektiğini, yine kazaya karışan aracın hususi araç olduğunu, olayın da haksız fiilden ibaret olduğunu, davanın haksız fiil esasına dayandığını ve davacılar ile davalı şirket arasında herhangi bir ticari ilişkinin de bulunmadığını, bu gibi hallerde 3.kişilerin uğrayacakları maddi zararlar için avans faizine değil yasaya faize hükmedilmesi gerektiğinin Yüksek Yargıtay yerleşik içtihatlarında mevcut olduğunu, kabul anlamına gelmemek kaydıyla, davalı şirketin aleyhine hüküm kurulması durumunda ancak dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizden sorumlu tutulabileceğini belirterek haksız ve yersiz davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. Davalılardan ... vekili cevap dilekçesi ile; davalının aleyhine açılan davayı kabul etmediğini, davalının aracının ... A.Ş'ne ... nolu kasko poliçesi ile sigortalı olduğunu, kasko poliçesinde manevi tazminat taleplerini de kapsayan ihtiyari mali mesuliyet teminat bulunduğunu, bu nedenle davanın ... A.Ş'ne ihbarını talep ettiklerini, kazadan sonra davalının ... A.Ş'ne ve ... A.Ş'ne iadeli taahhütlü gönderdiği dilekçeler ile meydana gelen kazayı bildirdiğini, davalının sigortalı olarak ilgili sigorta şirketlerine ihbar yükümlülüğünü yerine getirdiğinden bu sigorta şirketlerinin olayla ilgili sorumlulukları ihbar tarihi itibariyle başladığını, bu nedenle öncelikle davacıların taleplerinin ilgili sigorta poliçelerinden karşılanmasını gerektiğini, kazadan sonra kaza tespit tutanağında tespit edilen kusur oranlarına itiraz ettiklerini, kusur oranının Adli Tıp İhtisas Dairesi tarafından tespit edilmesi gerektiğini, davacıların uğramış oldukları destekten yoksunluk zararının konusunda uzman bir bilirkişi tarafından hesaplanması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE: Dava, 26/05/2013 tarihinde davalılardan ...'nın sürücü ve araç maliki olduğu, davalı sigorta şirketinin de sigortacısı olduğu ... plakalı araç ile davacıların murisine çarparak ölümüne sebebiyet vermesi nedeniyle, açılan destekten yoksun kalma ve manevi tazminatın davalılardan tahsiline ilişkin tazminat davasıdır.
Tam metni görüntülemek için kayıt olun
Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın