Esas No
E. 2016/13943
Karar No
K. 2018/6420
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Borçlar Hukuku

4. Hukuk Dairesi         2016/13943 E.  ,  2018/6420 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 11/05/2015 gününde verilen dilekçe ile alacak istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 15/12/2015 günlü kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ve davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. Dava, alacak istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.

Davacı, davanın 3533 sayılı Kanun kapsamında çözümlenmesi gerektiğini, dava dışı ...'ın ... Hastanesinde hasta bakıcı olarak çalışmaya başladığını, hastanenin önce 2001’de ...'ya, ardından ise 19/01/2005 tarihinde ise 5283 sayılı Kanun ile Sağlık Bakanlığına devredildiğini, ...’ın kıdem tazminatı ve işçi alacakları için açtığı dava sonucunda verilen ilamın takibe konulduğunu ve ödeme yapıldığını belirterek ödenen bedelin davalıdan tahsilini istemiştir. Davalı, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.

Mahkemece, alınan bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Dosya kapsamından; davalı ... Müdürlüğünün ... ... Vakfına ait ... Hastanesini temsilen davada yer aldığı anlaşılmaktadır. ... Vakfı mazbut vakıflardan olup, ... Hastanesi de bu vakfa aittir. Mazbut vakıflar, fiilî ve hukukî sebeplerle devletin el koyduğu, idaresi bir makama ya da vakfedenlerin ferilerinden başkalarına bırakıldığı, fiilen hayrî bir hizmeti kalmadığı için Vakıflar Genel Müdürlüğünün vesayeti altına alınan özel hukuk hükümlerine tabi tüzel kişilerdir. Bu vakıfların temsil ve idareleri, hukuki statülerinin korunarak yaşatılmaları amacıyla Vakıflar Genel Müdürlüğüne bırakılmıştır. Kendine özgü bu vesayet ilişkisi, mazbut vakıfların hukukî statülerinde bir değişikliğe sebebiyet vermediği gibi, vakıf mal varlığının kamu malı hâline dönüşmesi sonucunu da doğurmamaktadır. 5737 sayılı Vakıflar Kanunu’nun 4. maddesi gereğince vakıflar özel hukuk tüzel kişiliğine sahip kuruluşlar olup, mazbut vakıfların malları da vakıf özel mülkiyetindedir (Anayasa Mahkemesinin 26/1/2012 tarihli ve E.2010/57, K.2012/14 sayılı kararı).

Öte yandan, 06/03/1978 tarihli ve 1978/2-2 sayılı İçtihadı Birleştirme Genel Kurulu Kararında belirtildiği üzere; mülkiyeti vakfına ait olup tüzel kişilik niteliği bulunan mazbut vakıflar nedeniyle çıkan uyuşmazlıklara genel mahkemelerde bakılır, tahkim yoluna gidilemez. Adı geçen vakıf da bu niteliği haizdir. Açıklanan nedenle davaya hakem sıfatıyla bakılması doğru değildir. Şu durumda; mahkemece davaya bakma görevinin genel mahkemelerde olması nedeniyle görevsizlik kararı verilmesi gerekirken hakem sıfatıyla yargılama yapılıp işin esası hakkında karar verilmiş olması doğru görülmemiştir. Kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.

SONUÇ: Temyiz edilen kararın yukarıda açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedenine göre tarafların diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına ve davalılardan peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 22/10/2018 gününde oy birliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
BOZULMASINA YARGITAYKARARI HUKUK Borçlar Hukuku 5737 sayılı Vakıflar Kanunu K5737 md.4
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.