11. Hukuk Dairesi
11. Hukuk Dairesi 2013/2088 E. , 2013/4043 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
8.Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 09/02/2011 gün ve 2010/30-2011/30 sayılı kararı onayan Daire’nin 27.09.2012 gün ve 2011/7032 - 2012/14541 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı banka şubesinde bulunan yatırım hesabından müvekkilinin talimatı olmaksızın ....08.2005 tarihinde internet ortamından iki ayrı işlemle kimliği belirsiz kişilerce başka hesaplara aktarılmak suretiyle para çekildiğini, bu olay nedeniyle 20.000 TL zararın olduğunu ve gerekli güvenlik önlemlerini almayan davalı bankanın bu zarardan sorumlu bulunduğunu ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 20.000 TL'nın işlemin gerçekleştiği ....08.2005 tarihinden tahsil tarihine kadar bankanın mevduata uyguladığı en yüksek faiz oranıyla birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlara göre, davalı bankanın internet bankacılığı hizmetini sunarken yeteri kadar özenli davranmadığı, bankanın olay tarihi itibariyle tek kullanımlı SMS şifresi gibi ek önlemler alarak bu hizmeti vermesi halinde sistemin çok daha güvenli hale geleceği, ancak bankanın bu hizmeti opsiyonlu olarak verdiği, olayın gerçekleşmesinde ağır kusurlu olduğu ve davacının zararını tam olarak karşılaması gerektiği gerekçesiyle davanın kabulü ile 20.000 TL'nın ....08.2005 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline dair tesis edilen karar, davalı vekilinin temyizi üzerine, Dairemizce onanmıştır.
Davalı vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur. Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.