8. Hukuk Dairesi         2016/145 E.  ,  2018/15865 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi

DAVA TÜRÜ : İstihkak

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine duruşma isteğinin masraf yokluğundan reddine karar verilmiş olmakla, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.

KARAR

Davacı alacaklı vekili; haczedilen malların borçlu şirkete ait olduğunu açıklayarak davanın kabulü ile 3. kişinin istihkak iddiasının reddine ve tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalılar borçlu ve 3. kişi cevap dilekçesi sunmamış duruşmalara katılmamıştır. Mahkemece; borçlu ve istihkak talep eden şirketlerin faaliyet adreslerinin farklı olduğu, borçlu şirketin haciz tarihinden önce taşındığı, üçüncü kişi konumunda olan davalı şirketin de haciz tarihinden önce adres tescilini yaptırdığı, iki şirket arasında organik bir bağın bulunmadığı, şirket ortaklarının ve faaliyet alanlarının farklı olduğu gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir. Dava, alacaklının İİK’nun 99. maddesine dayalı istihkak iddiasının reddi talebine ilişkindir. Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere göre; borçlu ile 3. kişi şirket yetkili ve ortakları arasında akrabalık bağı bulunduğu, her iki şirketin faaliyet alanlarının aynı olduğu, 17.07.2014 tarihli haciz tutanağına göre haciz mahallinde borçluya ait evrak bulunduğu, 3. Kişi şirketin borcun doğumundan sonra 11.04.2014 tarihinde kurulduğu, ticaret sicil cevaplarına göre 3. kişinin adresinin; borçlunun 08.04.2008 tarihinde tescil edilen ancak 12.05.2014 tarihinde değiştirilen adresi olduğu anlaşıldığından mülkiyet karinesi borçlu, dolayısıyla alacaklı yararına olup ispat külfeti 3. kişidedir. Karinenin aksinin 3. kişi tarafından ispatlanması gerekir. Davanın alacaklı tarafından açılması ispat külfetinde değişikliğe neden olmaz. 3. kişi davaya katılmamış delil sunmamıştır. Bu koşullarda, istihkak iddiasının, alacaklıdan mal kaçırmak amacıyla danışıklı olarak ileri sürüldüğünün ve muvazaalı işlemler yapıldığının kabulü gerekir. Bu nedenlerle, Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular göz önüne alınarak, davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün İİK'nin 366 ve 6100 sayılı HMK'nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nin 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca İİK'nin 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz eden davacıya iadesine, 18.09.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
18.09.2018 BOZULMASINA YARGITAYKARARI HUKUK Genel Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu İİK md.99 İİK md.366 K6100 md.3 K1086 md.428 İİK md.366/3