11. Hukuk Dairesi
11. Hukuk Dairesi 2013/1412 E. , 2013/4985 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : ... FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 22/02/2011 gün ve 2010/76-2011/41 sayılı kararı onayan Daire’nin 19/.../2012 gün ve 2011/9004-2012/16697 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin devraldığı, tescilli “...” markasını, lisans hakkı vererek kullandığını, davalının, “...” şeklindeki kullanımı ve bu isimde değişik yerlerde bulunan işletme levhaları ile müvekkilinin marka hakkına tecavüzde bulunduğunu ileri sürerek, “...” ibaresinin davalı işletme levhalarından kaldırılmasına, camlarından silinmesine, garson kıyafetlerinin, menülerinin, basılı emtia ve reklamlarının bulunduğu yerlerden toplatılarak el konulup saklanmasına, anılan tecavüz nedeniyle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 20.000.00 TL manevi, 50.000.00 TL maddi tazminatın işlemiş ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, “...” ibaresinin, müvekkilinin 31.05.2000 tarihinden bu yana işletme adı ve restoran cafe işletmeciliği hizmetleri alanında tescilsiz markası olduğunu, bu markayı on yıldır tanınmış hale getirenin müvekkili olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, her ne kadar davalının ticari faaliyetinde kullandığı “...” ibaresi ile davacının 43. sınıfta 04.04.2008 tarihinde tescilli “...” marka ve işareti arasında tam bir benzerlik bulunmakta ve davalının 33. sınıf için yaptığı marka başvurusunda lokantacılık ve kafe hizmetleri bulunmamakta ise de, davalı şirketin bu ibareyi, kafeteryacılık, restoran hizmetleri bakımından, tescilsiz biçimde ve davacıdan önce 2001 yılından itibaren dava tarihine kadar markasal biçimde kullandığından, 556 sayılı KHK’nin 8/.... ve 8/5. maddelerinin davalıya hak sağlayacağı ve davacının davalıya katlanması gerektiği gerekçesiyle davanın reddine dair verilen kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine karar Dairemizin 19.....2012 günlü ilamıyla onanmıştır.
Davacı vekili bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur. Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir. .