4. Hukuk Dairesi

Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalılar ... aleyhine 20/06/2011 gününde verilen dilekçe ile haksız ihtiyati haciz nedeniyle uğranılan maddi ve manevi zararın tazmini istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 05/04/2016 günlü kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. Dosya kapsamından; davalı ...'ya mahkemenin gerekçeli kararının ve davacı tarafın temyiz dilekçesinin 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 35. maddesi hükümlerine göre tebliğ edildiği ancak bu tebligatların usulüne uygun olmadığı anlaşılmaktadır. Tebligat Kanunu'nun 10. maddesine, 19/01/2011 tarihinde yürürlüğe giren 6099 sayılı yasa ile eklenen 2. fıkraya göre; bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır. Yine Tebligat Kanunu'nun aynı yasa ile değişik 35/2. maddesine göre; adresini değiştiren kimse yenisini bildirmediği "ve" adres kayıt sisteminde yerleşim yeri adresi de tespit edilemediği takdirde bu maddeye göre tebligat yapılır. Davalı ... adına gerekçeli karar ve davacı vekilinin temyiz dilekçesi doğrudan Tebligat Kanunu'nun 35. maddesine göre tebliğ edilmiştir. Yukarıda belirtilen düzenlemeler uyarınca adı geçen davalının mernis adresi tespit edilerek, gerekçeli karar ve davacının temyiz dilekçesinin bu adrese usulünce tebliğ edilip (önce normal tebligat çıkartılıp, iade halinde "mernis adresi" olduğu belirtilerek Tebligat Kanunu 21/2 maddesi uyarınca tebligat yapılması) temyiz süresi beklendikten sonra gönderilmesi için dosyanın mahal mahkemesine geri çevrilmesi gerekmiştir.

Tam metni görüntülemek için kayıt olun

Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın

Ücretsiz Kayıt Ol Giriş Yap