11. Hukuk Dairesi
11. Hukuk Dairesi 2011/3741 E. , 2013/5047 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
HİZ. ORG. LTD. ŞTİ.
Taraflar arasında görülen davada ... .... Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen ....07.2010 tarih ve 2008/245-2010/390 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 12.03.2013 günü hazır bulunan davacı vekili Av. Ebru Çorbacıoğlu ile davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili Kurum tarafından posta tekeli dışında kalan gönderilerin ayırım ve işleme hizmetlerinin yaptırılması amacıyla gerçekleştirilen ihale neticesinde davalı şirket ile müvekkili Kurum arasında ihale konusu işin yapımı için 01.12.2003-30.11.2004 dönemini kapsayan bir sözleşme imzalandığını, çalışan işçilerden bir kısmının iş akdinin davalı tarafından feshedilmesi üzerine iş akitleri feshedilen işçiler tarafından kıdem ve ihbar tazminatı ile ücretli izin alacaklarının müvekkili ve davalı şirketten tahsil edilmesi yönünde iş mahkemesinde açılan davalar sonucu verilen kararların kesinleşmesi üzerine müvekkili tarafından dosya borçlarının tamamının icra dosyalarına yatırıldığını, asıl işveren sıfatıyla kesinleşen mahkeme kararları gereğince müvekkili tarafından ödenmek zorunda kalınan miktarın davalı ile akdedilen sözleşme ve eki şartnameler uyarınca davalıdan tahsilinin gerektiğini ileri sürerek, ödenen 268.597,52 TL'nin faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin yüklenici sıfatıyla ihalesini aldığı posta maddeleri ayırma işinin niteliği ve işin süresi birlikte değerlendirildiğinde olayda işyerinin aktif ve pasifi ile birlikte müvekkili şirkete devrinin sözkonusu olmadığını, bu nedenle işçilerin doğmuş olan işçilik hak ve alacaklarından müvekkili şirketin sorumlu olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında düzenlenen sözleşme ve dayanağı şartnamelerde davalının davacıya ait işyerinde çalıştırdığı işçilerle ilgili İş Kanunu’ndan ve diğer kanunlardan doğan tüm sorumlulukların davalıya ait olduğu şartının bulunduğu, hizmet sözleşmesinin feshinden doğan tazminattan da bu nedenle davalının sorumlu olması gerektiği sonucuna varılarak, davanın kabulü ile 268.597,52 TL’nin yasal faiziyle birlikte davalıdan alınmasına karar verilmiştir. Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1.Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. ...- Dava, iş akdi feshedilen işçilere davacı tarafından mahkeme kararına dayalı olarak ödenen kıdem ve ihbar tazminatları ile fer’ilerinin davalı alt işverenden faiziyle birlikte rücuan tahsili istemine ilişkindir.
Dava dışı bir kısım işçilerin davacı ve davalıya karşı açtıkları davalar sonucu verilen mahkeme kararlarına dayalı olarak davacı asıl işverenin ihbar ve kıdem tazminatı ile yıllık ücretli izin alacağını ödediği hususunda taraflar arasında bir çekişme bulunmamaktadır. Davalının davacı tarafından açılan hizmet ihalesini alması sonucu davacıya ait işyerinde alt işveren olarak dava dışı işçileri çalıştırmış olduğu, daha sonra bir kısım işçinin işlerine son verilmiş bulunduğu dosya kapsamıyla sabittir. İşçilerin çalıştığı süreye göre ödenen kıdem tazminatından her bir alt işveren kendi çalıştırdığı süreye isabet eden kısmı ile sorumlu olup, başka alt işverenlerin sürelerine isabet eden kıdem tazminatı miktarından ise sorumlu değildir. Bu durumda somut olayda, davacının işçilere ödediği kıdem tazminatı tutarından davalı alt işverenin kendi çalıştırdığı süreye isabet eden miktardan sorumlu olduğu dikkate alınarak davalının çalıştırdığı süreye isabet eden kıdem tazminatı tutarının hesaplanarak buna göre davalının kıdem tazminatına ilişkin sorumluluğunun tayin ve takdiri gerekirken yazılı şekilde başka alt işverenlerin sorumluluğunda çalışılan sürelere isabet eden kıdem tazminatı tutarlarının da davalıdan tahsiline karar verilmesi doğru olmadığı gibi davalı tarafça açılan davaya ve bilirkişi raporuna karşı itirazda bulunulmasına rağmen mahkemece davalının itirazda bulunmadığından davacının istediği tutarları kabul ettiği yönündeki gerekçesi de yerinde olmadığından kararın bu nedenlerle bozulması gerekmiştir.