13. Hukuk Dairesi
13. Hukuk Dairesi 2017/122 E. , 2018/10248 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, 09.01.2008 tarihli yapı denetim hizmet sözleşmesinden kaynaklanan 14.691,00-TL alacağın tahsili için ... 3. İcra Müdürlüğü'nün 2009/787 esas sayılı dosyası üzerinden takip başlattığını, davalının borca ve imzaya itirazı üzerine takibin durduğunu ileri sürerek; ... 3. İcra Müdürlüğü'nün 2009/787 esas sayılı icra takip dosyasına vaki itirazın iptaline karar verilmesini istemiştir. Yargılama sırasında verdiği ıslah dilekçesi ile de davasını alacak davasına dönüştürmüştür. Davalı, davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, 9.186,64-TL alacağın temerrüd tarihi olan 30.12.2008 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1.Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2.Dava, yapı denetim hizmet bedelinin tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece, 9.186,64-TL'nin temerrüd tarihi olan 30.12.2008 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Faiz başlangıcı yönünden temerrüd tarihi dikkate alınmışsa da dosyada mevcut 03.12.2008 tarihli ihtarnamenin davalıya gönderildiği, 3 günlük süre verildiği, ancak ihtarnamenin muhatap adreste olmadığından, muhtarlık kaydı da bulunmadığından merciine iade edildiği, davalıya tebliğ edilmediği anlaşıldığından, dava tarihinden itibaren hüküm altına alınan miktara faiz yürütülmesi gerekirken, bu husus dikkate alınmadan yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, usulün 438/7. maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanmasına karar verilmesi gerekmiştir.