13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Davalı vekili cevap dilekçesinde; öncelikle görev itirazları bulunduğunu, dava konusu yapılan istirdada ilişkin icra takibi, her ne kadar kambiyo senetlerine özgü ise de, dava konusu yapılan ve istirdadı istenilen bedellerin bu kambiyo senedinden kaynaklı bir bedel olmadığını, davacının icra dosyası kapsamında vermiş olduğu kefalet neticesinde borçlu olup olmadığının tespiti ve ödenen paranın geri verilip verilmeyeceği olduğunu, istirdadı istenilen bedellerin davacı tarafça kefalete dayandırılarak talep edildiği ve dava konusu kambiyo senedine dayanmadığından Asliye Ticaret Mahkemelerinin görevli olmadığını, görevli mahkemenin İstanbul Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğunu, esasa ilişkin olarakta; haciz esnasında davacıdan alınan kefaletin hukuken geçerli bir kefalet olup, tamamen usul ve yasaya uygun olduğunu, davacı taraftan zorla kefalet alınmadığını, davacı tarafın kendi özgür iradesi ile kefil olduğunu, bahsi geçen İstanbul... İcra Hukuk Mahkemesinin... E. Sayılı dosyasıyla kefaletin geçersizliğine ilişkin olarak herhangi bir karar verilmediğini, iş bu dosyada sadece icra emrinin iptaline karar verilildiğini ve kararın henüz kesinleşmediğini, kararın istinaf edildiğini, kefaletin geçersizliğine ilişkin genel mahkemelerde herhangibir dava açılmadığını, bu nedenle kefalet hala geçerli olduğundan istirdat davası açılamayacağını beyanla davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmişlerdir.
Tam metni görüntülemek için kayıt olun
Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın